Boşanma Nedir? Sebepleri Nelerdir?

Boşanma Davası Nedir? Boşanma Sebepleri Nelerdir? konularında sık sorulan soruları cevaplıyoruz

Boşanma Nedir, Sebepleri Nelerdir?

BOŞANMA

Türk Medeni Kanunu’nda boşanmanın tanımı yapılmamıştır. Boşanma için geçerli olarak kurulmuş olan bir evlenmenin eşlerin sağlığında kanunda öngörülen sebep ve koşullara dayanarak mahkeme kararıyla sona erdirilmesi gerekir. O halde boşanmayı evlilik birliğinin hukuken sona erdirilmesi olarak tanımlamak yanlış olmaz. Kanun sistematiğinde boşanma sebepleri özel ve genel boşanma sebepleri olarak ikiye ayrılır. Etkilerine ve sonuçlarına göre ise boşanma sebepleri nisbi boşanma ve mutlak boşanma sebepleri olarak ikiye ayrılır.

Bu yazıda her birinin önemi nedeniyle ilerde tek tek ele alcağımız boşanma sebeplerini şimdilik yukarıdaki kriterlere göre sıralamakla yetineceğiz.

I- MUTLAK BOŞANMA SEBEPLERİ

4721 sayılı Türk Medenî Kanun’un bağladığı sonuçlara göre mutlak boşanma sebepleri şunlardır:

  1. Zina (m. 161)
  2. Hayata kast (m. 162)
  3. Pek kötü veya onur kırıcı davranış (m. 162)
  4. Terk (m. 164)
  5. Anlaşmalı boşanma (m. 166 f. III)
  6. Eylemli ayrılık sebebiyle boşanma (m. 166 f. IV)

Mutlak boşanma sebeplerinde, boşanma sebebi olarak gösterilen maddî olayın (Zina, cürüm vs.) varlığının kanıtlanması durumunda kadın veya erkek kusursuz eşin açmış olduğu davada bu olayın evlilik birliğine etkisine bakılmaksızın boşanma kararı verilir. Yani evlilik birliğinin temelinden sarsılıp sarsılmadığına bakılmaz. Mutlak boşanma sebeplerinde maddî olayın evlilik birliğini temelinden sarstığı artık bir karinedir.

II- NİSBÎ BOŞANMA SEBEPLERİ

4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun bağladığı sonuçlara göre nispî boşanma sebepleri şunlardır:

  1. Suç işleme (m. 163)
  2. Haysiyetsiz hayat sürme (m. 163)
  3. Akıl hastalığı (m. 165)
  4. Evlilik birliğinin sarsılması (m. 166 f. I-II)

Nispî boşanma sebebi takdire bağlı bir boşanma sebebidir. Yani nispi boşanma sebebinin varlığı halinde evlilik birliği eşlerden beklenemeyecek düzeyde temelinden sarsılmış ise mahkemece boşanmaya karar verilebilecektir.

Mutlak boşanma sebeplerinde, boşanma sebebi olarak gösterilen maddî olayın (Zina, cürüm vs.) varlığının kanıtlanması durumunda kadın veya erkek kusursuz eşin açmış olduğu davada bu olayın evlilik birliğine etkisine bakılmaksızın boşanma kararı verilir. Yani evlilik birliğinin temelinden sarsılıp sarsılmadığına bakılmaz. Mutlak boşanma sebeplerinde maddî olayın evlilik birliğini temelinden sarstığı artık bir karinedir.

1. ÖZEL BOŞANMA SEBEPLERİ

4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’na göre özel boşanma sebepleri;

  1. Zina (m. 161)
  2. Hayata kast (m. 162)
  3. Pek kötü veya onur kırıcı davranış (m. 162)
  4. Suç işleme (m. 163)
  5. Haysiyetsiz hayat sürme (m. 163)
  6. Terk (m. 164)
  7. Akıl hastalığı (m. 165)

2. GENEL BOŞANMA SEBEPLERİ

4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’na göre genel boşanma sebepleri;

  1. Evlilik birliğinin sarsılması (m. 166 f. I-II)
  2. Anlaşmalı boşanma (m. 166 f. III)
  3. Eylemli ayrılık sebebiyle boşanma (m. 166 f. IV)

A. Zina Boşanma Sebebi midir?

Zina, Ceza Kanununa göre suç olmamasına karşın Medeni Kanun uyarınca mutlak boşanma sebebidir. Nitekim TMK 161. madde de “Eşlerden biri zina ederse, diğer eş boşanma davası açabilir.” demektedir. Mutlak boşanma sebebi demek ise, artık başkaca kusur aranmadan zinanın ispatlanması halinde derhal boşanma kararı verilir anlamındadır.

Zinada zamanaşımı ne kadardır? Yine Medeni Kanuna göre, davaya hakkı olan eşin boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak 6 ay ve her halde zina eyleminin üzerinden 5 yıl geçmekle dava hakkı düşer. Aynı şekilde, “affeden tarafın” dava hakkı yoktur.

Kanunen zina nedir, tanımı yapılmış mıdır? Mutlak boşanma sebeplerinden olan zinanın tanımı kanunda yapılmamıştır. Yukarıda da değindiğimiz gibi zina önceki ceza kanunu döneminde şikayete bağlı bir suç iken; hatta kadının zinası erkeğin zinası olarak ayrılmışken 2005 yılında yürürlüğe giren ceza kanunu değişikliğinde suç olmaktan çıkarılmıştır. Kanun koyucunun bu tercihi toplumda belli kesimlerce yadsınmışsa da özünde sadakat yükümlülüğünün kişisel olması nedeniyle boşanma sebebi olarak kabulü ile yetinilmesi yerindedir. Nitekim eşe karşı hiçbir sadakat ve benzeri yükümlülüğü olmayan, buna karşın husumetin odak noktasında olabilen üçüncü kişinin yani zina yapan eşin partnerinin de nedensellik bağı ilkesinin zorlanması pahasına cezalandırılması kabul edilemez.

Zina için olağan cinsel birleşme ve duhül zorunlu mudur? Mevcut yasalarda zinanın tanımına ilişkin bir düzenleme olmadığından tanım için 2005 tarihinden önceki ceza kanunu uygulamasına bakmak yerinde olacaktır. Dönemin literatürü ve Yargıtay uygulamasına göre, suçun gerçekleşmesi için cinsel ilişkinin yani duhulün olağan yoldan yani gebeliğe olanak sağlayacak şekilde gerçekleşmiş olması aranmaktadır. Bugün boşanma hukuku açısından bu zorunluluğun aranıp aranmadığı son derece muğlak olmakla birlikte, bu zorunluluğun temelinde nesebin yani soy bağının bozulmaması, daha derinlerinde ise mülkiyet ve miras ilişkisinin varlığı, yani “Benim malım benim soyuma kalsın.” diye özetlenebilecek bir tutumun varlığı görülmektedir.

O halde zinanın suç sayılmasının en derinde Roma hukukundaki patria potestas (baba egemenliği) ilkesinin olduğu söylenebilirken günümüzde boşanma sebebi olarak kabulünün gerisinde ise TMK m. 185 sadakat yükümlülüğü olduğu söylenebilir. Bu yaklaşımdan mütevellit günümüzde cinsel ilişkinin fiili birleşmeye varmayan boyutlarının da daha çok ahlaki kaygılarla zina sayılmasına ilişkin bir niyet olmakla birlikte, hukuk geleneğimiz ve zinaya atfedilen önem açısından zinanın ispatlanabilmesi için karşı cinsler arasında olağan yoldan ve fiili birleşme koşullarının gerçekleşmesi gerekir. Zina dışındaki cinsel ilişkiye varan veya varmayan eylemlerin ise teknik olarak sadakat yükümlülüğüne aykırılık kapsamında genel boşanma sebebi olan TMK 166/1’de düzenlenen genel boşanma sebebi kapsamında değerlendirilmesi doğru olacaktır.

B. Hayata Kast, Pek Kötü Veya Onur Kırıcı Davranış Nedir? Boşanma sebebi midir?

Eşler evlilik birliğinin mutluluğunu el birliğiyle sağlamakla yükümlüdürler. (TMK m. 185) Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranışın mutluluğu sağlamak yükümlülüğü ile bağdaşmadığı ortadadır. Kuşkusuz bu davranışlara muhatap olan eşin genel boşanma sebeplerine dayanarak (TMK m. 166) evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı iddiasıyla boşanma davası açma olanağı da vardır. Ancak bu davranışların sistematik olması halinde, mutlak boşanma sebebi olmasının avantajından yararlanılarak TMK m. 162 uyarınca dava açılması yerinde olacaktır.

Kanuna göre, “Eşlerden her biri diğeri tarafından hayatına kast edilmesi veya kendisine pek kötü davranılması ya da ağır derecede onur kırıcı bir davranışta bulunulması sebebiyle boşanma davası açabilir.” (m.162) Görüldüğü üzere madde birden çok boşanma sebebini birden içermektedir. Ancak bu eylemlerin her biri birbirinden farklı unsurları barındırmaktadır.

1. Hayata Kast ve Fiziksel Şiddet

Hayata kast, zulüm, ağır şiddet, ağır onur kırıcı davranışlar… Tek bir olay bile yeterlidir. Nitekim Yargıtay, “Eşine yönelik bıçakla tehdit edip fiziksel şiddet uygulanması halinde, TMK m. 162 kapsamındaki özel boşanma sebebinin gerçekleştiğine” hükmetmiştir.

2. Pek Kötü Muamele ve Sürekli Fiziksel Şiddet

Yargıtay, eşine sürekli fiziksel şiddet uygulayan erkeğin davranışını “pek kötü muamele” ve “onur kırıcı davranış” olarak tanımlamıştır. Bir başka kararında da fiziksel şiddet ve hakaretin onur kırıcı olduğunu kabul etmiştir.

3. Onur Kırıcı Davranış

“Eşinin kusurlarını ya da kusurlu davranışlarını ifşa etmek, eşe hakaret etmek” gibi davranışlar onur kırıcı davranıştır. Özellikle aldatma eylemi onur kırıcı niteliktedir.

C. Suç İşleme Ve Haysiyetsiz Hayat Sürmek Boşanma Sebebi midir?

Türk Medeni Kanunu uyarınca, “Eşlerden biri küçük düşürücü bir suç işler veya haysiyetsiz bir hayat sürer ve bu sebeplerden ötürü onunla birlikte yaşaması diğer eşten beklenmezse, bu eş her zaman boşanma davası açabilir.” (TMK m.163)

D. Terk Boşanma Sebebi midir?

Terk özel bir boşanma sebebi olmakla birlikte, son derece sıkı şekil şartlarına bağlıdır. Kanuna göre, “Eşlerden biri evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek maksadıyla diğerini terk ettiği veya haklı bir sebep olmadan ortak konuta dönmediği takdirde…” (m. 164)

Boşanma davası nedir — bilgi görseli