Karınca Avukatlık

Hangi Hâllerde Anlaşmalı, Hangi Hâllerde Çekişmeli Boşanma Davası Açılır?

MAKALEAile HukukuAv. Eray Karınca5 dk okuma

Evlilik en az bir yıl sürmüşse ve eşler boşanma, mali sonuçlar ve çocukların durumu konusunda serbestçe anlaşmışsa anlaşmalı boşanma değerlendirilebilir. Hâkimin tarafları bizzat dinleyip düzenlemeyi uygun bulması gerekir. Bu koşullar sağlanmıyorsa veya gerekli konularda anlaşmazlık varsa boşanma talebi çekişmeli yargılamada, ileri sürülen kanuni sebep ve delillerle incelenir.

Kısa cevap

Evlilik en az bir yıl sürmüşse ve eşler boşanma, mali sonuçlar ve çocukların durumu konusunda serbestçe anlaşmışsa anlaşmalı boşanma değerlendirilebilir. Hâkimin tarafları bizzat dinleyip düzenlemeyi uygun bulması gerekir. Bu koşullar sağlanmıyorsa veya gerekli konularda anlaşmazlık varsa boşanma talebi çekişmeli yargılamada, ileri sürülen kanuni sebep ve delillerle incelenir.

Hangi yolun uygun olduğu yalnızca hızlı sonuç isteğine göre belirlenmez. Anlaşmanın gerçek kapsamı, çocukların ihtiyaçları, mali hakların bilinip bilinmediği ve tarafların baskı altında olup olmadığı önemlidir. İmzalanmış bir protokol her durumda geçerli ve uygulanabilir bir çözüm anlamına gelmez.

Bu yazı genel hukuki bilgilendirme niteliğindedir; somut dosyaya özel tavsiye yerine geçmez.

Anlaşmalı boşanmanın temel koşulları

TMK m.166/3 en az bir yıllık evlilik arar. Eşler birlikte başvurabilir veya biri diğerinin açtığı davayı kabul edebilir. Hâkim her iki eşi bizzat dinlemeli, iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmeli ve gerekli sonuçlara ilişkin anlaşmayı uygun bulmalıdır.

Bir yıllık süre nişan veya birlikte yaşamayla başlamaz; evlilik süresidir. Fiilen uzun zamandır birlikte olmak, kısa süre önce kurulmuş resmi evlilikte bu koşulun yerine geçmez. Tarih hesabında resmi evlenme tarihi esas alınmalıdır.

Avukatın bulunması, eşlerin bizzat dinlenmesi gereğini ortadan kaldırmaz. Eşlerden birinin yurtdışında veya başka şehirde olması hâlinde katılımın nasıl sağlanabileceği dosyanın usul koşullarıyla değerlendirilmelidir. İnternetten imzalanan bir metnin mahkeme işlemlerini tamamen ikame ettiği düşünülmemelidir.

Hangi konularda anlaşmak gerekir?

Boşanma iradesinin yanında mali sonuçlar ve çocukların durumu konusunda açıklık gerekir. Eş için yoksulluk nafakası, maddi ve manevi tazminat ile çocukların velayeti, kişisel ilişki ve bakım katkısı gibi konular ele alınmalıdır. Mahkeme çocukların menfaatlerini ayrıca gözetir.

Taraflar bir talepte bulunmayacaksa bu iradenin ne anlama geldiği anlaşılmalıdır. “Nafaka istemiyorum” ifadesinin eşin kendi nafakasına mı, çocuk için katkıya mı ilişkin olduğu belirsiz bırakılmamalıdır. Çocuğun gelecekteki ihtiyaçlarıyla eşlerin kişisel mali talepleri aynı biçimde tasarruf edilebilir konular değildir.

Ödeme tutarı kadar başlangıç, vade, artış ve ifa yöntemi de önemlidir. “Masraflar paylaşılır” ifadesi hangi masrafın, hangi oranda ve ne zaman karşılanacağını göstermiyorsa ileride yeni uyuşmazlık doğabilir. Protokolün uygulanabilirliği ayrı bir kontrol gerektirir.

Mal paylaşımı konusunda anlaşma zorunlu mu?

Mal rejiminin tasfiyesi, anlaşmalı boşanmanın zorunlu mali sonuçlarıyla tamamen aynı kavram değildir. Eşler bu konuyu ayrıca düzenleyebilir veya ayrı uyuşmazlık olarak bırakabilir. Ancak kullanılan metnin bu tercihi gerçekten yansıtması gerekir.

Taşınmaz, araç, ziynet, şirket payı ve banka alacakları konusunda geniş ibra cümleleri beklenmeyen sonuçlar doğurabilir. “Birbirimizden hiçbir alacağımız yoktur” ifadesi imzalanmadan önce kapsamı incelenmelidir. Görüşülmemiş bir hakkın genel ifadeyle sona erdirildiği tartışması yaşanabilir.

Eşlerin kendi aralarında kredi borcunu paylaşması bankanın haklarını kendiliğinden değiştirmez. Tapu devri ve diğer şekle bağlı işlemler de ayrıca değerlendirilir. Bir konunun protokole yazılması, üçüncü kişilere karşı gereken bütün işlemlerin tamamlandığı anlamına gelmez.

Hâkim protokolü değiştirebilir mi?

Hâkim tarafların ve çocukların menfaatlerini dikkate alarak gerekli değişiklikleri önerebilir. Anlaşmalı boşanma için tarafların bu değişiklikleri kabul etmesi gerekir. Bu yüzden mahkemenin imzalı protokolü hiçbir değerlendirme yapmadan onaylayan bir makam olduğu düşünülmemelidir.

Özellikle çocuğun görüşme takvimi, güvenliği ve bakım ihtiyaçları bakımından ek düzenleme gerekebilir. Ebeveynlerin anlaşması çocuğun üstün yararına aykırı bir hükmü mahkemeyi bağlayan sonuç hâline getirmez. Çocuğun yaşına uygun bir düzenleme hazırlanmalıdır.

Hangi durumlarda çekişmeli dava gündeme gelir?

Eşlerden birinin boşanmak istememesi, nafaka veya tazminatta anlaşmazlık bulunması, çocuklara ilişkin gerekli düzenlemede uzlaşılmaması veya anlaşmalı boşanmanın süre koşulunun sağlanmaması çekişmeli incelemeyi gerektirebilir. Burada ileri sürülen boşanma sebebinin koşulları ispatlanmalıdır.

Çekişmeli boşanma, tarafların mutlaka birbirlerine hakaret ettiği veya her konuda karşı çıktığı dava demek değildir. Eşler birçok konuda aynı fikirde olup yalnızca belirli bir sonuçta anlaşamayabilir. Uyuşmazlıkların açıkça ayrılması yargılamanın kapsamını anlaşılır kılar.

Davalının imza atmaması tek başına boşanmayı engellemez. Mahkeme kanuni sebep ve deliller üzerinden karar verir. Ancak sadece davacının artık evli kalmak istememesi, her çekişmeli dosyada başka koşul aranmadan kabul kararı verilmesini gerektirmez.

Bir yıldan kısa evlilikte hiç boşanılamaz mı?

Bir yıllık koşul, TMK m.166/3’teki anlaşmalı boşanma yoluna ilişkindir. Evlilik daha kısa sürmüş olsa da zina, şiddet veya evlilik birliğinin temelinden sarsılması gibi ileri sürülen sebeplerin koşulları varsa çekişmeli dava açılabilir.

Tarafların ikisinin de boşanmak istemesi bu davada gerçek olay ve delil hazırlığını gereksiz kılmaz. Anlaşmalı koşulları varmış gibi işlem yapılması veya yaşanmamış olayların yazılması uygun değildir. Dava türü, mevcut hukuki koşullara göre belirlenmelidir.

Dava sırasında anlaşma sağlanabilir mi?

Başlangıçta çekişmeli olan davada sonradan anlaşma sağlanabilir. Anlaşmalı boşanmanın bütün koşulları bulunduğunda bu durum mahkemeye sunulabilir. Sadece mali bir konuda kısmi uzlaşma ise davanın kalan uyuşmazlıklarını kendiliğinden sona erdirmez.

Tersine, taraflardan biri anlaşmalı boşanma iradesinden karar kesinleşmeden dönerse bunun yargılamaya ve kanun yoluna etkisi değerlendirilir. Çekişmeli sürece geçilmesi, olay ve delillerin usulüne uygun sunulmasını gerektirebilir. İmzadan vazgeçmenin her aşamada aynı işlemle sonuçlandığı varsayılmamalıdır.

Süre ve masraf nasıl karşılaştırılmalı?

Anlaşmalı davada uyuşmazlık alanı daha dar olduğundan süreç çoğu zaman daha sınırlı inceleme gerektirir; yine de belirli gün veya tek celse sonucu garanti edilemez. Mahkemenin iş yükü, duruşma, tebligat ve kesinleşme işlemleri toplam süreyi etkiler.

Çekişmeli davada tanıklar, kurum kayıtları, uzman değerlendirmesi ve kanun yolları ek zaman ve gider yaratabilir. Ancak sırf süreyi kısaltmak için anlamı bilinmeyen bir mali feragat imzalamak sağlıklı bir karşılaştırma değildir. Masraf, vazgeçilen hak ve anlaşmanın uygulanabilirliği birlikte düşünülmelidir.

Karar vermeden önce sorulacak sorular

İlk kontrol, anlaşmanın yalnızca boşanma isteğini mi yoksa gerekli bütün sonuçları mı kapsadığıdır. Sonrasında çocukların güncel ve öngörülebilir ihtiyaçlarıyla ödeme ve malvarlığı bilgilerinin doğruluğu incelenir. Baskı veya şiddet varsa serbest irade ve koruma ihtiyacı ayrıca değerlendirilmelidir.

  • Resmi evlilik en az bir yıl sürdü mü?
  • İki eş de boşanma kararını serbestçe veriyor mu?
  • Nafaka ve tazminatın kapsamı açık mı?
  • Çocukların velayet, bakım ve görüşme düzeni uygulanabilir mi?
  • Malvarlığı ve ziynet talepleri nasıl ele alındı?
  • Genel ibra ve feragat ifadelerinin anlamı biliniyor mu?
  • Tarafların bizzat dinlenmesi için gerekli hazırlık yapıldı mı?

Kaynaklar ve ilgili rehberler

Temel dayanaklar TMK m.166/3, 174–176, 182 ve 184’tür. Bu karşılaştırma kişisel dosyada hangi hakkın kabul veya terk edilmesi gerektiğine ilişkin hazır bir protokol oluşturmaz.

  • [Türk Medeni Kanunu](https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuatmetin/1.5.4721.pdf)
  • [TMK kabul metni: TBMM arşivi](https://cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D21/Y2/T1/KanunMetni/1cbadba3-a22d-43fd-a5e4-dfb3b69b962b.html)
  • [Anlaşmalı boşanma davası nasıl açılır?](/makaleler-ve-duyurular/anlasmali-bosanma-davasi-nasil-acilir)
  • [Boşanmada mal rejiminin tasfiyesi](/makaleler-ve-duyurular/bosanmada-mal-rejiminin-tasfiyesi)
ANLAŞMALI BOŞANMA ŞARTLARIÇEKIŞMELI BOŞANMABOŞANMA PROTOKOLÜ
MAKALE

2026 Yılı Nafaka Artış Oranı ve Değişen Koşullarda Nafaka Davaları Hakkında Bilgilendirme

2026’da kanunla belirlenmiş tek bir nafaka artış oranı yoktur. Artış, ilamdaki endeks ve TÜİK’in 12 aylık ortalama değişimine göre yapılır; ilamda artış yoksa artırım davası gerekir. Yoksulluk nafakası yeniden evlenmeyle sona erebilir. Kadın için TMK 132’deki 300 günlük bekleme (iddet) ile erkek bakımından yasal bekleme olmaması ayrı ayrı ele alınır.

DEVAMINI OKU
Sık Sorulan Sorular

Merak Edilenler

Kısa cevap nedir?+

Evlilik en az bir yıl sürmüşse ve eşler boşanma, mali sonuçlar ve çocukların durumu konusunda serbestçe anlaşmışsa anlaşmalı boşanma değerlendirilebilir. Hâkimin tarafları bizzat dinleyip düzenlemeyi uygun bulması gerekir. Bu koşullar sağlanmıyorsa veya gerekli konularda anlaşmazlık varsa boşanma talebi çekişmeli yargılamada, ileri sürülen kanuni sebep ve delillerle incelenir. Hangi yolun uygun olduğu yalnızca hızlı sonuç isteğine göre belirlenmez. Anlaşmanın gerçek kapsamı, çocukların ihtiyaçları, mali hakların bilinip bilinmediği ve tarafların baskı altında olup olmadığı önemlidir. İmzalanmış bir protokol her durumda geçerli ve uygulanabilir bir çözüm anlamına gelmez. Bu yazı genel hukuki bilgilendirme niteliğindedir; somut dosyaya özel tavsiye yerine geçmez.

Anlaşmalı boşanmanın temel koşulları nedir?+

TMK m.166/3 en az bir yıllık evlilik arar. Eşler birlikte başvurabilir veya biri diğerinin açtığı davayı kabul edebilir. Hâkim her iki eşi bizzat dinlemeli, iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmeli ve gerekli sonuçlara ilişkin anlaşmayı uygun bulmalıdır. Bir yıllık süre nişan veya birlikte yaşamayla başlamaz; evlilik süresidir. Fiilen uzun zamandır birlikte olmak, kısa süre önce kurulmuş resmi evlilikte bu koşulun yerine geçmez. Tarih hesabında resmi evlenme tarihi esas alınmalıdır. Avukatın bulunması, eşlerin bizzat dinlenmesi gereğini ortadan kaldırmaz. Eşlerden birinin yurtdışında veya başka şehirde olması hâlinde katılımın nasıl sağlanabileceği dosyanın usul koşullarıyla değerlendirilmelidir. İnternetten imzalanan bir metnin mahkeme işlemlerini tamamen ikame ettiği düşünülmemelidir.

Hangi konularda anlaşmak gerekir?+

Boşanma iradesinin yanında mali sonuçlar ve çocukların durumu konusunda açıklık gerekir. Eş için yoksulluk nafakası, maddi ve manevi tazminat ile çocukların velayeti, kişisel ilişki ve bakım katkısı gibi konular ele alınmalıdır. Mahkeme çocukların menfaatlerini ayrıca gözetir. Taraflar bir talepte bulunmayacaksa bu iradenin ne anlama geldiği anlaşılmalıdır. “Nafaka istemiyorum” ifadesinin eşin kendi nafakasına mı, çocuk için katkıya mı ilişkin olduğu belirsiz bırakılmamalıdır. Çocuğun gelecekteki ihtiyaçlarıyla eşlerin kişisel mali talepleri aynı biçimde tasarruf edilebilir konular değildir. Ödeme tutarı kadar başlangıç, vade, artış ve ifa yöntemi de önemlidir. “Masraflar paylaşılır” ifadesi hangi masrafın, hangi oranda ve ne zaman karşılanacağını göstermiyorsa ileride yeni uyuşmazlık doğabilir. Protokolün uygulanabilirliği ayrı bir kontrol gerektirir.

Mal paylaşımı konusunda anlaşma zorunlu mu?+

Mal rejiminin tasfiyesi, anlaşmalı boşanmanın zorunlu mali sonuçlarıyla tamamen aynı kavram değildir. Eşler bu konuyu ayrıca düzenleyebilir veya ayrı uyuşmazlık olarak bırakabilir. Ancak kullanılan metnin bu tercihi gerçekten yansıtması gerekir. Taşınmaz, araç, ziynet, şirket payı ve banka alacakları konusunda geniş ibra cümleleri beklenmeyen sonuçlar doğurabilir. “Birbirimizden hiçbir alacağımız yoktur” ifadesi imzalanmadan önce kapsamı incelenmelidir. Görüşülmemiş bir hakkın genel ifadeyle sona erdirildiği tartışması yaşanabilir. Eşlerin kendi aralarında kredi borcunu paylaşması bankanın haklarını kendiliğinden değiştirmez. Tapu devri ve diğer şekle bağlı işlemler de ayrıca değerlendirilir. Bir konunun protokole yazılması, üçüncü kişilere karşı gereken bütün işlemlerin tamamlandığı anlamına gelmez.

Hâkim protokolü değiştirebilir mi?+

Hâkim tarafların ve çocukların menfaatlerini dikkate alarak gerekli değişiklikleri önerebilir. Anlaşmalı boşanma için tarafların bu değişiklikleri kabul etmesi gerekir. Bu yüzden mahkemenin imzalı protokolü hiçbir değerlendirme yapmadan onaylayan bir makam olduğu düşünülmemelidir. Özellikle çocuğun görüşme takvimi, güvenliği ve bakım ihtiyaçları bakımından ek düzenleme gerekebilir. Ebeveynlerin anlaşması çocuğun üstün yararına aykırı bir hükmü mahkemeyi bağlayan sonuç hâline getirmez. Çocuğun yaşına uygun bir düzenleme hazırlanmalıdır.

Hangi durumlarda çekişmeli dava gündeme gelir?+

Eşlerden birinin boşanmak istememesi, nafaka veya tazminatta anlaşmazlık bulunması, çocuklara ilişkin gerekli düzenlemede uzlaşılmaması veya anlaşmalı boşanmanın süre koşulunun sağlanmaması çekişmeli incelemeyi gerektirebilir. Burada ileri sürülen boşanma sebebinin koşulları ispatlanmalıdır. Çekişmeli boşanma, tarafların mutlaka birbirlerine hakaret ettiği veya her konuda karşı çıktığı dava demek değildir. Eşler birçok konuda aynı fikirde olup yalnızca belirli bir sonuçta anlaşamayabilir. Uyuşmazlıkların açıkça ayrılması yargılamanın kapsamını anlaşılır kılar. Davalının imza atmaması tek başına boşanmayı engellemez. Mahkeme kanuni sebep ve deliller üzerinden karar verir. Ancak sadece davacının artık evli kalmak istememesi, her çekişmeli dosyada başka koşul aranmadan kabul kararı verilmesini gerektirmez.

Bir yıldan kısa evlilikte hiç boşanılamaz mı?+

Bir yıllık koşul, TMK m.166/3’teki anlaşmalı boşanma yoluna ilişkindir. Evlilik daha kısa sürmüş olsa da zina, şiddet veya evlilik birliğinin temelinden sarsılması gibi ileri sürülen sebeplerin koşulları varsa çekişmeli dava açılabilir. Tarafların ikisinin de boşanmak istemesi bu davada gerçek olay ve delil hazırlığını gereksiz kılmaz. Anlaşmalı koşulları varmış gibi işlem yapılması veya yaşanmamış olayların yazılması uygun değildir. Dava türü, mevcut hukuki koşullara göre belirlenmelidir.

Dava sırasında anlaşma sağlanabilir mi?+

Başlangıçta çekişmeli olan davada sonradan anlaşma sağlanabilir. Anlaşmalı boşanmanın bütün koşulları bulunduğunda bu durum mahkemeye sunulabilir. Sadece mali bir konuda kısmi uzlaşma ise davanın kalan uyuşmazlıklarını kendiliğinden sona erdirmez. Tersine, taraflardan biri anlaşmalı boşanma iradesinden karar kesinleşmeden dönerse bunun yargılamaya ve kanun yoluna etkisi değerlendirilir. Çekişmeli sürece geçilmesi, olay ve delillerin usulüne uygun sunulmasını gerektirebilir. İmzadan vazgeçmenin her aşamada aynı işlemle sonuçlandığı varsayılmamalıdır.