Kısa cevap
2026 için bütün nafaka dosyalarına uygulanan tek bir artış oranı yoktur. Önce mahkeme kararında yıllık artış hükmü bulunup bulunmadığına bakılır. Hüküm varsa oran, dönem ve başlangıç o metne göre belirlenir; hüküm yoksa icrada kendiliğinden enflasyon artışı eklenmez. Koşulları varsa nafaka artırım talebi mahkemede değerlendirilir.
Bu yazı, mevcut nafakanın yıllık artışına odaklanır. Yeniden evlenme, bekleme süresi ve reddedilen boşanma davasından sonra tekrar dava açılması farklı konulardır. Nafakanın azaltılması veya kaldırılması ise değişen koşullar ve ilgili nafaka türü üzerinden ayrıca incelenir.
Kararda hangi ifadeler kontrol edilmeli?
Nafakanın türü, miktarı, ödeme başlangıcı ve artış cümlesi birlikte okunmalıdır. “Her yıl TÜFE oranında” ifadesi ile “her yıl yüzde 20” ifadesi aynı hesap yöntemini göstermez. Endeksin hangi değişim oranının ve hangi dönemin esas alınacağı metinde açık değilse yorum uyuşmazlığı doğabilir.
Yalnızca protokoldeki ifadeye bakmak yerine mahkemenin hüküm fıkrası kontrol edilmelidir. İlk artışın ne zaman yapılacağı ve sonraki artışların hangi tutar üzerinden hesaplanacağı belirlenmelidir. Kararda yer almayan bir yıllık artış ayı varsayılarak borç hesabı yapılmamalıdır.
- Hangi nafaka türü ve hangi kişi için ödeme öngörülmüş?
- Artış hükmü mevcut mu; sabit oran mı, endeks mi kullanılmış?
- Endeksin aylık, yıllık veya on iki aylık ortalama değişiminden hangisi esas alınmış?
- İlk artış tarihi ve sonraki yılların artış zamanı belli mi?
- Önceki dönemlerde artış yapılmış ve ödemeler buna göre gerçekleşmiş mi?
TÜFE’nin yıllık değişimi ile on iki aylık ortalaması aynı mı?
Hayır. TÜİK bültenlerinde bir önceki aya göre değişim, bir önceki yılın aynı ayına göre değişim ve on iki aylık ortalamalara göre değişim ayrı göstergelerdir. Nafaka kararında hangi ölçüt yazıyorsa o ölçüte uygun veri seçilmelidir. Bütün nafakalara mutlaka on iki aylık ortalama uygulanacağı şeklinde genel bir kural kurulamaz.
Örneğin TÜİK’in Ağustos 2026 bülteninde farklı değişim oranları ayrı satırlarda yer alır. Buradaki amaç en yüksek veya en düşük oranı seçmek değil, kararın gösterdiği satırı bulmaktır. Özel kapsamlı TÜFE göstergeleri de genel TÜFE serisiyle karıştırılmamalıdır.
Eski kararlarda TEFE veya ÜFE gibi ifadeler bulunabilir. Böyle bir atfı hiçbir inceleme yapmadan güncel bir seriye eşitlemek yerine hükmün tarihi, kapsamı ve uygulanacak verinin karşılığı değerlendirilmelidir.
Nafaka artışı nasıl hesaplanır?
Uygulanacak oran kesinleştirildikten sonra temel aritmetik, mevcut tutarın bir artı oranla çarpılmasıdır. Yüzde olarak verilen oran önce yüze bölünür. Yeni tutar = mevcut tutar × (1 + artış oranı / 100). Bu formül hangi oranın hukuken uygulanacağını belirlemez; yalnızca seçilmiş doğru oranın hesabını gösterir.
Tamamen varsayımsal örnekte, karar uyarınca uygulanacak oran yüzde 20 ve artış öncesi nafaka 10.000 TL ise yeni tutar 12.000 TL olur. Buradaki yüzde 20, 2026 için açıklanmış resmî nafaka oranı değildir. İkinci yıl için de yine varsayımsal yüzde 10 uygulanacaksa ve kararın düzeni buna uygunsa 12.000 TL üzerinden hesap 13.200 TL verir.
Gerçek dosyada yuvarlama, artışın başlangıcı, kısmi ay, yapılmış ödemeler ve önceki artışlar ayrıca kontrol edilmelidir. Faiz ile yıllık nafaka artışı aynı kalem değildir; biri hesaplandığında diğeri otomatik olarak belirlenmiş olmaz.
Kararda yıllık artış yoksa ne olur?
Kararda artış hükmü yoksa nafaka tutarı sırf enflasyon yükseldi diye icra hesabında kendiliğinden artırılmaz. Yoksulluk nafakası bakımından TMK m.176, çocuk nafakası bakımından ilgili hükümler ve özellikle m.331 çerçevesinde değişen koşullara dayalı talep değerlendirilir.
Artırım davasında yalnızca bir endeks tablosu değil, tarafların mali durumları, ihtiyaçlar ve hakkaniyet önem taşır. Çocuğun eğitim veya sağlık giderlerindeki değişiklik, nafaka alacaklısının ihtiyaçları ve ödeme yükümlüsünün durumu dosyaya göre incelenir. Her enflasyon oranının aynı oranda mahkeme artışı doğuracağı söylenemez.
Artış hükmü varsa yeniden dava zorunlu mu?
Açık ve uygulanabilir yıllık artış hükmünün kararlaştırılan şekilde yerine getirilmesi için kural olarak her yıl yeni bir artırım davası açılması gerekmez. Buna karşılık artış hükmünün kapsamı tartışmalıysa veya mevcut düzenleme değişen ihtiyaçları karşılamıyorsa farklı bir hukuki talep gündeme gelebilir.
Bu iki durum ayrılmalıdır: mevcut hükmü doğru hesaplamak ve mevcut hükmün değiştirilmesini istemek aynı işlem değildir. Birincisinde karar ve dönem verisi; ikincisinde değişen koşulların hukuki ve ekonomik değerlendirmesi öne çıkar.
Eksik ödenen yıllık artış nasıl belirlenir?
Her dönem için hak edilen tutar ve gerçekten ödenen tutar ayrı gösterilmelidir. Artışın başlamadığı aylara yeni tutarı uygulamak veya yeni tutarı geçmiş bütün yıllara yaymak hatalıdır. Bir önceki yılın artışı atlandıysa sonraki yılın hesabında bunun etkisi de incelenmelidir.
Ödeme tablosunda ay, uygulanacak tutar, banka ödemesi, icra tahsilatı ve kalan ana para ayrı sütunlar olarak tutulabilir. Aynı ödeme iki kez mahsup edilmemeli; önceki icra dosyasında istenmiş dönemler tekrar talep edilmemelidir. Tahsil ve şikâyet yollarının koşulları ayrı değerlendirilir.
Artırım talebine hazırlanırken hangi belgeler yararlı?
İhtiyaç ve mali durum değişikliğini gösteren belgeler dönemleriyle birlikte saklanmalıdır. Önceki kararın hangi koşullara dayandığı ile bugünkü koşullar karşılaştırılabilmelidir. Kişisel verilere hukuka aykırı erişerek belge edinilmemelidir.
- Mevcut nafaka kararı ve varsa protokol.
- Önceki artırım veya azaltım kararları.
- Gelir ve düzenli giderleri gösteren belgeler.
- Çocuğun eğitim, sağlık ve bakım giderlerine ilişkin kayıtlar.
- Nafaka ödemelerinin aylık dökümü.
- Artış hükmü varsa kullanılan resmî bülten ve dönem bilgisi.
Sık yapılan hatalar
Nafaka hesabındaki en önemli kontrol, karar ile veri arasındaki eşleşmedir. Bir internet sitesinde “2026 oranı” başlığı altında görülen sayının dosyaya uygun olduğu varsayılmamalıdır. Kira artışı üst sınırına ilişkin kurallar da nafakaya doğrudan taşınmamalıdır.
- Yıllık TÜFE ile on iki aylık ortalamayı karıştırmak.
- Kararda olmayan artış hükmünü var saymak.
- Yıl boyunca değişmeyen tek bir resmî nafaka oranı bulunduğunu düşünmek.
- Aynı artışı bütün geçmiş dönemlere uygulamak.
- Yoksulluk nafakası ile çocuk nafakasının değiştirilme koşullarını özdeş saymak.
Kaynaklar ve ilgili rehberler
Temel dayanaklar TMK m.176, 182, 330–331 ve dosyadaki hüküm fıkrasıdır. Bu metin genel bilgilendirmedir; bir nafaka ilamının bağlayıcı yorumu veya dosyaya özel hesap raporu değildir.
