Karınca Avukatlık

Asayiş Devletinden Sosyal Devlete: Hamit’in Dramı

MAKALEAnayasa HukukuAv. Eray Karınca4 dk okuma

Hamit’in yaşadıkları, çocukların sağlık güvencesi ve korunması konusunda sosyal devletin sorumluluğunu gündeme getiriyor. Av. Eray Karınca’dan hukuki değerlendirme.

Hamit’in dramı

Hamit dört yıl boyunca devletin gözü önündeydi ama kimse onu görmedi. Talasemi hastası bir çocuk 14 yaşında kimsesiz kaldı, iki yıl ilaçsız yaşadı, okulu yarım kaldı. Sesini duyurmak için bir televizyon programına çıkmak zorunda kaldı.

Ekran Hamit’i görünür kıldı. Devletin ilk cevabı ise annenin tutuklanması oldu. Hamit ekrana çıkmadan önce sosyal devlet neredeydi?

İki yıl sigortasız, iki yıl ilaçsız

Basına yansıyanlara göre Hamit’in nüfus kaydı, babalık bağı kaldırılınca büyüten babasının hanesinden annesinin hanesine geçti. Bu yüzden yaklaşık iki yıl sağlık güvencesinden yararlanamadı ve ilaçlarını kullanamadı. Talasemi hastası için bu, düzenli tedavinin kesilmesi demektir.

Yayında aktarılan bilgilere göre Sağlık Bakanlığı devreye girdi, ama ancak yayından sonra ve Müge Anlı’nın girişimiyle. Hamit Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tedaviye alındı.

Basına aktarılan doktor değerlendirmesi ise acı: Bugün öncelik ilik nakli değil, iki yıllık tedavisizliğin bozduğu kan değerlerini dengelemek. Uygun donör bulunsa bile naklin şimdilik riskli olduğu belirtiliyor. Kaybedilen iki yıl, Hamit’in en değerli zamanıydı.

18 yaş altındaki çocukların sağlık güvencesi var mı?

Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, 2013’teki değişiklikle, genel sağlık sigortalılığı ya da bakmakla yükümlü olunan kişi kapsamında güvencesi bulunmayan 18 yaşından küçük Türk vatandaşı çocukları gelir testi yapılmaksızın genel sağlık sigortalısı sayar (5510 sayılı Kanun m.60/1-c-1).

Hamit’in sağlık güvencesinden yararlanamadığı bildirilen dönemin büyük bölümünde reşit olmadığı anlaşılıyor. Yani nüfus kaydının değişmesi, tek başına sağlık güvencesinin kaybedilmesini gerektirmiyordu. Bunu fark edip yönlendirecek kurumlar vardı: hastanenin sosyal hizmet birimi, Sosyal Güvenlik Kurumu, sosyal hizmet merkezi. Kamuoyuna yansıyan anlatımlar, bu kurumların zamanında devreye girip girmediği sorusunu doğuruyor.

Reşit olduktan sonra da yol kapalı değildi. Başka bir sağlık güvencesi bulunmayan bir genç, aile içindeki kişi başına düşen gelirin kanundaki sınırın altında olduğunun gelir testiyle belirlenmesi hâlinde, primi devletçe ödenen genel sağlık sigortasından yararlanabilir. Bunu ona anlatacak biri gerekiyordu.

14 yaşında kimsesiz bir çocuk: Koruma yükümlülüğü

Hamit’in anlatımına göre DNA testinden sonra onu büyüten babaanne ve dede onu nüfuslarından düşürdü; annesinin evinde de kalamadı. Ortada ağır kronik hastalığı olan ve bakımını üstlenen kimsesi kalmayan bir çocuk vardı.

Anlatılan koşullar, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’ndaki “korunma ihtiyacı olan çocuk” tanımı bakımından değerlendirilmeliydi. Kanun, sağlık ve eğitim kuruluşlarına böyle bir çocuğu bildirme yükümlülüğü yükler (m.3, m.5 ve m.6). Hamit 13 yaşında komaya girip hastanede entübe kaldığında, okulu yarım kaldığında, bu bildirim için en az iki fırsat doğdu.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın ya da bir sosyal çalışmacının dosyaya girdiğine dair bu yazıya esas alınan haberlerde bilgi bulunmuyor. Bu, kurum kayıtları incelenmeden hiçbir işlem yapılmadığının kesin olarak söylenebileceği anlamına gelmez; hangi desteğin ne zaman sağlandığının açıklanmasını gerekli kılar.

Boşluğu yine ekran doldurdu. Lise eğitimine destek sözü program ekibinden, iş teklifleri ünlülerden, psikolojik destek program aracılığıyla geldi. Hamit’in kendi sözleriyle: “Bu programa çıktıktan sonra bütün Türkiye benim ailem oldu.” Bu cümle bir teşekkür olduğu kadar bir suçlamadır da.

Sonuç: Ceza değil, sosyal devlet

Kamuoyuna yansıyan tablo, devletin üç kolunun, yani sağlık, sosyal hizmet ve eğitimin, dört yıl boyunca bu çocuğu yeterince görmediğini düşündürüyor. Ekran onu görünür kılınca devlet bir haftada harekete geçti; ama kamuoyunun önüne çıkan ilk araç ceza tedbiri oldu.

Annenin cezaevinde olması Hamit’e ne ilaç ne ilik ne de bir aile kazandırır. Hamit’in ihtiyacı olan şey, kendiliğinden işleyen bir sosyal güvenlik sistemi ve onu zamanında fark eden bir çocuk koruma ağıydı.

Sosyal devlet, vatandaşın derdini televizyona taşımasını beklemeyen devlettir. Hamit’in dosyasının asıl sorusu “Anne neden tutuklandı?” değil, “Hamit neden dört yıl yalnız kaldı?” olmalıdır.

Bu yazı, kamuoyuna yansıyan bilgilere dayanmaktadır. Suçlanan kişiler hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı yoktur.

Kaynaklar ve ilgili yazı

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu: genel sağlık sigortalılığı, 18 yaş altı çocukların kapsamı ve sağlık hizmetlerinden yararlanma (m.60–61 ve m.67).

5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu: korunma ihtiyacı olan çocuk, koruyucu ve destekleyici tedbirler, bildirim yükümlülüğü (m.3, m.5 ve m.6).

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası: sosyal devlet, çocukların korunması, eğitim, sağlık ve sosyal güvenlik hakları (m.2, m.41, m.42, m.56 ve m.60).

ATV Ana Haber: Hamid Yorulmaz’ın hayatı DNA testiyle değişti, 30 Eylül 2026. Basında isim “Hamit” ve “Hamid” biçimlerinde kullanılmaktadır.

Açık Manşet: Hamid Yorulmaz’ın sağlık durumu ve tedavi sürecine ilişkin haber. Tıbbi bilgiler haber aktarımıdır; hastane kayıtlarına dayanan bağımsız bir tıbbi değerlendirme yapılmamıştır.

İlgili değerlendirme: Hamit’in annesi neden tutuklandı? Müge Anlı adaleti mi, ceza adaleti mi?.

SOSYAL DEVLETHAMIT’IN DRAMIÇOCUK KORUMAGENEL SAĞLIK SIGORTASI5510 SAYILI KANUN5395 SAYILI KANUNSAĞLIK HAKKI
MAKALE

Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru Nasıl Yapılır?

Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru, temel hak ve özgürlüklerin kamu gücü tarafından ihlal edildiği iddiasıyla, belirli şartlar ve usuller çerçevesinde yapılabilir. Başvuru için olağan kanun yollarının tüketilmesi, süreye uyulması ve başvuru formunun eksiksiz doldurulması gereklidir. Bu yazı genel hukuki bilgilendirme amaçlıdır; somut olaylar için profesyonel destek alınması önerilir.

DEVAMINI OKU
MAKALE

Anayasa Mahkemesine Kimler Bireysel Başvuru Yapabilir?

Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru hakkı, temel hak ve özgürlükleri kamu gücü tarafından ihlal edilen kişiler için tanınmıştır. Gerçek kişiler, bazı durumlarda özel hukuk tüzel kişileri ve istisnai olarak yabancılar başvuru yapabilir. Bu yazı genel hukuki bilgilendirme niteliğindedir; somut olaylar için uzman desteği alınması önerilir.

DEVAMINI OKU
Sık Sorulan Sorular

Merak Edilenler

18 yaş altındaki çocukların sağlık güvencesi var mı?+

Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, 2013’teki değişiklikle, genel sağlık sigortalılığı ya da bakmakla yükümlü olunan kişi kapsamında güvencesi bulunmayan 18 yaşından küçük Türk vatandaşı çocukları gelir testi yapılmaksızın genel sağlık sigortalısı sayar (5510 sayılı Kanun m.60/1-c-1).