Karınca Avukatlık

Çocukla Kişisel İlişki Kararı Uygulanmıyorsa Ne Yapılır?

MAKALEAile HukukuAv. Eray Karınca6 dk okuma

Çocukla kişisel ilişki kurulmasına ilişkin karar uygulanmıyorsa, kararın niteliği ve yürürlük durumu kontrol edilerek yetkili adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüğüne başvuru değerlendirilir. Süreç çocuğun üstün yararı gözetilerek çocuk görüşme merkezleri üzerinden yürütülür. Velayetin değiştirilmesi, mevcut kararın uygulanması ve karara aykırılık şikâyeti ayrı hukuki konulardır.

Kısa cevap

Çocukla kişisel ilişki kurulmasına ilişkin karar uygulanmıyorsa, kararın niteliği ve yürürlük durumu kontrol edilerek yetkili adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüğüne başvuru değerlendirilir. Süreç çocuğun üstün yararı gözetilerek çocuk görüşme merkezleri üzerinden yürütülür. Velayetin değiştirilmesi, mevcut kararın uygulanması ve karara aykırılık şikâyeti ayrı hukuki konulardır.

Bu rehber, çocukla görüşme hakkı hakkında verilmiş ilam veya tedbir kararının uygulanmasına odaklanır. Henüz bir kişisel ilişki kararı yoksa önce mahkemeden düzenleme istenmesi gerekebilir. Sözlü aile anlaşması, her durumda mahkeme kararının yerine geçmez.

Bu yazı genel hukuki bilgilendirme niteliğindedir; somut dosyaya özel tavsiye yerine geçmez.

Çocuk teslimi ile kişisel ilişki arasındaki fark

Çocuk teslimi, velayete veya çocuğun kendisine bırakılmasına ilişkin kararın uygulanması kapsamında çocuğun hak sahibine teslimini ifade eder. Kişisel ilişki ise çocukla belirli gün ve sürelerde görüşme veya birlikte kalma düzenidir. Birinde sürekli bakım düzeninin uygulanması, diğerinde dönemsel ilişki takviminin yerine getirilmesi söz konusudur.

Bu ayrım başvuruda hangi kararın sunulacağını ve ne istendiğini netleştirir. “Çocuğumu almak istiyorum” ifadesinin hafta sonu görüşmesini mi yoksa velayet kararının uygulanmasını mı anlattığı başvuruda açıklanmalıdır. Kararın hüküm kısmı, talebin başlangıç noktasıdır.

Ankara’da bu tür başvurular kural olarak ilgili aile mahkemesi, icra dairesi veya nüfus müdürlüğü nezdinde dosya üzerinden yürür; yetkili merci somut olaya göre belirlenir.

Başvuru mercii artık icra müdürlüğü mü?

7343 sayılı Kanunla kurulan sistemde çocuk teslimi ve kişisel ilişkiye ilişkin ilam veya tedbir kararları, adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlükleri tarafından yerine getirilir. Bu müdürlüğün bulunmadığı yerlerde Adalet Bakanlığınca belirlenen hukuk mahkemesi yazı işleri müdürlükleri görev alır.

İnternetteki eski icra yoluyla çocuk teslimi anlatımları bu nedenle güncel başvuru yerini göstermeyebilir. İşlemler çocuğa uygun görüşme mekanlarında, ilgili personel ve uzmanların katılımıyla yürütülür. Yetkili birim ve başvuru yöntemi ilgili adliyeden doğrulanmalıdır; her aile aynı adliyeye başvurmak zorunda değildir.

Başvuru için hangi belgeler gerekir?

Adalet Bakanlığının açıklamalarına göre başvuru dilekçesi ile çocuk teslimi veya kişisel ilişkiye ilişkin ilam ya da tedbir kararı temel belgelerdir. Tarafların bilinen adres ve iletişim bilgileri, sürecin yürütülmesini kolaylaştırır. Kararın sonradan değiştirilmiş olması hâlinde yeni karar da sunulmalıdır.

İletişim veya adres bilgisinin bilinmemesi durumunda yanlış bilgi yazmak yerine bu durum belirtilmelidir. Çocuğun ve üçüncü kişilerin gereksiz kişisel bilgileri sosyal medya veya toplu mesaj grupları üzerinden paylaşılmamalıdır.

  • Başvuranın kimlik ve iletişim bilgileri.
  • Çocuğa ve diğer tarafa ilişkin bilinen adres ve iletişim bilgileri.
  • Kişisel ilişki veya teslimi düzenleyen ilam ya da tedbir kararı.
  • İlamın uygulanmasında gerekiyorsa kesinleşme bilgisi.
  • Önceki uygulama dosyasının numarası ve ilgili tutanaklar.
  • Varsa uzaklaştırma, gizlilik, refakat veya diğer güvenlik kararları.
  • Uygulanmayan görüşme tarihlerini açıklayan kısa olay çizelgesi.

Kesinleşmiş karar ile tedbir kararı aynı mı?

Nihai hükme dayalı başvuruda kararın kesinleşmesi kontrol edilir. Tedbir kararları ise dava devam ederken geçici düzen kurabilir ve kendi niteliğine göre uygulanır. Adalet Bakanlığının başvuru açıklamaları bu ayrımı özellikle vurgular.

Dava dosyasındaki eski bir ara kararın daha sonra değiştirildiği gözden kaçırılmamalıdır. Örneğin görüşmenin refakatli hâle getirilmesi veya saatlerin değiştirilmesi durumunda önceki metne göre hareket etmek uyuşmazlık yaratır. Başvuruya en son geçerli kararların tamamı eklenmelidir.

Karar nasıl bir takvim öngörüyor?

Görüşme günleri, başlangıç ve bitiş saatleri, bayramlar, yarıyıl ve yaz tatili düzeni karardan okunmalıdır. Hafta sonu ile bayramın çakışması veya okul takvimiyle uyuşmazlık gibi durumlarda hükmün açıklığı önem taşır. Başvuranın kendi yorumunu kararın açık hükmü gibi sunmaması gerekir.

Kararda belirsizlik varsa birim mevcut kararın yerine yeni bir velayet veya görüşme düzeni kurmaz. Mahkemeden açıklama veya değişiklik gerekip gerekmediği ayrıca değerlendirilir. Tarafların daha önce esnek uygulama yapmış olması, anlaşmazlık çıktığında resmî takvimin tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmez.

Birime başvurudan sonra süreç nasıl ilerler?

Yetkili birim karar ve başvuru bilgilerini inceler; ilgili mevzuat çerçevesinde taraflarla iletişim, teslim yeri ve süreç bilgilendirmesi yapılır. Gerekli hâllerde teslim emri ve ilgili bildirim işlemleri gündeme gelir. Başvuru sahibinin birim tarafından bildirilen gün, saat ve iletişim kurallarına uyması önemlidir.

Birimin aramasına cevap vermemek, iletişim değişikliğini bildirmemek veya görüşmeye gelmeyeceğini haber vermemek uygulamayı aksatabilir. Yalnızca karşı tarafın yükümlülükleri değil, hak sahibinin sürece ilişkin sorumlulukları da vardır. Çocuğun gereksiz yere bekletilmemesi için iletişim düzeni korunmalıdır.

Çocuk görüşmek istemediğini söylerse ne olur?

Çocuğun görüşmek istemediğini söylemesi, tek başına her durumda kararın uygulanmayacağı veya zor kullanılarak görüşme yaptırılacağı anlamına gelmez. Çocuğun yaşı, gelişimi, ifade ettiği nedenler, güvenliği ve üstün yararı uzmanların katılımıyla değerlendirilir.

Çocuğu taraf seçmeye zorlamak, tekrar tekrar sorgulamak veya konuşmasını kayıt altına alması için yönlendirmek uygun bir çözüm değildir. Yaşanan güçlükler birime doğru biçimde aktarılmalı; gerekiyorsa mahkemeden görüşme düzeninin çocuğun ihtiyaçlarına göre yeniden ele alınması istenmelidir. Çocuğun beyanı ebeveynler arasındaki tartışmanın aracı yapılmamalıdır.

Görüşmeye engel olunduğu nasıl belgelenir?

Uygulanmayan tarihler için kararın öngördüğü gün ve saat, birimle yapılan görüşmeler, tarafların bildirimleri ve mevcut tutanaklar saklanmalıdır. Olay anlatımı mümkün olduğunca somut olmalıdır: ne zaman, hangi görüşme, hangi nedenle gerçekleşmedi ve hangi birime bilgi verildi?

Çocuğu veya diğer ebeveyni takip ederek özel hayat kaydı oluşturmak yerine resmî süreç içindeki kayıtlar kullanılmalıdır. Mesajlar varsa bağlamı korunmalı; yalnızca istenen anlamı veren parçalar seçilmemelidir. Hastalık, ulaşım sorunu ve açık engelleme iddiası aynı olay gibi gösterilmemeli, gerekçeler ayrı ayrı incelenmelidir.

Karara aykırılık şikâyeti ve süreler

5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 41/A ve devamı hükümleri, kararların yerine getirilmesi ile aykırılık durumlarını düzenler. Müdürlük işlemlerine karşı başvuru ve teslim emrine aykırılığa ilişkin şikâyet, farklı şart ve süreleri bulunan yollardır.

Başvurunun nereye ve hangi süre içinde yapılacağı, yapılan işlem ve ileri sürülen aykırılık belirlenerek kontrol edilmelidir. İnternetteki tek bir süreyi bütün uyuşmazlıklara uygulamak hatalı olabilir. Başvuruya ilgili teslim emri, tebligat, tutanak ve kararların eklenmesi incelemeyi kolaylaştırır. Yaptırım uygulanması, yetkili mahkemenin değerlendirmesine bağlıdır.

Velayet kendiliğinden değişir mi?

Kişisel ilişkinin engellendiği iddiası velayeti otomatik olarak diğer ebeveyne geçirmez. Velayetin değiştirilmesi, çocuğun üstün yararı ve somut koşullar temelinde mahkemece değerlendirilir. Mevcut kararın uygulanmasını istemekle velayetin değiştirilmesini istemek farklı taleplerdir.

Süreklilik gösteren engelleme, çocuğun diğer ebeveynle ilişkisi ve yeni koşullar değerlendirmede önem taşıyabilir. Ancak tek bir aksama üzerinden kesin sonuç çıkarılamaz. Dosyaya uygun talep kurulmalı; uygulama sorunu ile çocuğun bakım düzeninin bütünü birbirine karıştırılmamalıdır.

Uzaklaştırma veya gizlilik kararı varsa

6284 kapsamındaki tedbirler ile çocukla kişisel ilişki kararının birlikte uygulanması gerekebilir. Mevcut koruma kararları başvuru birimine sunulmalı; güvenli teslim ve iletişim yöntemlerinin buna göre düzenlenmesi değerlendirilmelidir. Tarafların doğrudan yüz yüze gelmesi her durumda gerekli değildir.

Korunan adresin açıklanması veya çocuğun güvenlik riski bulunan bir buluşmaya götürülmesi gibi durumlar kendi başına çözülmeye çalışılmamalıdır. Yeni risk veya acil tehlike ilgili makamlara bildirilmelidir. Acil yardım gerektiğinde 112 kullanılabilir.

Kaynaklar ve ilgili rehberler

Bu rehberin temel dayanakları 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu m.41/A ve devamı, ilgili uygulama yönetmeliği ve TMK’nın çocuğun üstün yararı, velayet ve kişisel ilişki hükümleridir. Yerel başvuru ve takvim ayrıntıları ilgili birimden doğrulanmalıdır.

ÇOCUKLA KIŞISEL ILIŞKIÇOCUK GÖRÜŞME MERKEZIADLI DESTEK MÜDÜRLÜĞÜÇOCUK TESLIMIVELAYET
MAKALE

Anlaşmalı Boşanma Protokolünde Unutulan Konular: Ayrıntılı Kontrol Listesi

Anlaşmalı boşanma protokolünde yalnızca boşanma iradesinin yazılması yeterli değildir. Mali sonuçlar ve çocukların durumu açık biçimde düzenlenmeli; hâkim tarafları bizzat dinleyerek düzenlemeyi uygun bulmalıdır. Nafakanın başlangıcı, yıllık artışı, ödeme günü, kişisel ilişki takvimi ve malvarlığına ilişkin ifadeler ilerideki uyuşmazlıklar bakımından özellikle önemlidir.

DEVAMINI OKU
MAKALE

Boşanma Davası Açmadan Hâkimin Evliliğe Müdahalesi İstenebilir mi?

Boşanma davası açılmadan da hâkimin evlilik birliğine müdahalesi istenebilir. Eşlerden biri aile yükümlülüklerini yerine getirmiyorsa veya evlilikle ilgili önemli bir konuda uyuşmazlık varsa TMK m.195–201 uyarınca başvuru yapılabilir. Geçime katkı, ayrı yaşama sırasında nafaka, konuttan yararlanma ve belirli malvarlığı işlemlerinin sınırlandırılması bu korumanın farklı örnekleridir.

DEVAMINI OKU
Sık Sorulan Sorular

Merak Edilenler

Başvuru mercii artık icra müdürlüğü mü?+

7343 sayılı Kanunla kurulan sistemde çocuk teslimi ve kişisel ilişkiye ilişkin ilam veya tedbir kararları, adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlükleri tarafından yerine getirilir. Bu müdürlüğün bulunmadığı yerlerde Adalet Bakanlığınca belirlenen hukuk mahkemesi yazı işleri müdürlükleri görev alır.

Başvuru için hangi belgeler gerekir?+

Adalet Bakanlığının açıklamalarına göre başvuru dilekçesi ile çocuk teslimi veya kişisel ilişkiye ilişkin ilam ya da tedbir kararı temel belgelerdir. Tarafların bilinen adres ve iletişim bilgileri, sürecin yürütülmesini kolaylaştırır. Kararın sonradan değiştirilmiş olması hâlinde yeni karar da sunulmalıdır.

Kesinleşmiş karar ile tedbir kararı aynı mı?+

Nihai hükme dayalı başvuruda kararın kesinleşmesi kontrol edilir. Tedbir kararları ise dava devam ederken geçici düzen kurabilir ve kendi niteliğine göre uygulanır. Adalet Bakanlığının başvuru açıklamaları bu ayrımı özellikle vurgular.

Karar nasıl bir takvim öngörüyor?+

Görüşme günleri, başlangıç ve bitiş saatleri, bayramlar, yarıyıl ve yaz tatili düzeni karardan okunmalıdır. Hafta sonu ile bayramın çakışması veya okul takvimiyle uyuşmazlık gibi durumlarda hükmün açıklığı önem taşır. Başvuranın kendi yorumunu kararın açık hükmü gibi sunmaması gerekir.

Birime başvurudan sonra süreç nasıl ilerler?+

Yetkili birim karar ve başvuru bilgilerini inceler; ilgili mevzuat çerçevesinde taraflarla iletişim, teslim yeri ve süreç bilgilendirmesi yapılır. Gerekli hâllerde teslim emri ve ilgili bildirim işlemleri gündeme gelir. Başvuru sahibinin birim tarafından bildirilen gün, saat ve iletişim kurallarına uyması önemlidir.

Çocuk görüşmek istemediğini söylerse ne olur?+

Çocuğun görüşmek istemediğini söylemesi, tek başına her durumda kararın uygulanmayacağı veya zor kullanılarak görüşme yaptırılacağı anlamına gelmez. Çocuğun yaşı, gelişimi, ifade ettiği nedenler, güvenliği ve üstün yararı uzmanların katılımıyla değerlendirilir.

Görüşmeye engel olunduğu nasıl belgelenir?+

Uygulanmayan tarihler için kararın öngördüğü gün ve saat, birimle yapılan görüşmeler, tarafların bildirimleri ve mevcut tutanaklar saklanmalıdır. Olay anlatımı mümkün olduğunca somut olmalıdır: ne zaman, hangi görüşme, hangi nedenle gerçekleşmedi ve hangi birime bilgi verildi?

Velayet kendiliğinden değişir mi?+

Kişisel ilişkinin engellendiği iddiası velayeti otomatik olarak diğer ebeveyne geçirmez. Velayetin değiştirilmesi, çocuğun üstün yararı ve somut koşullar temelinde mahkemece değerlendirilir. Mevcut kararın uygulanmasını istemekle velayetin değiştirilmesini istemek farklı taleplerdir.