Karınca Avukatlık

Suç İşleme ve Haysiyetsiz Hayat Sürme Boşanma Sebebi midir?

MAKALEAile HukukuAv. Eray Karınca4 dk okuma

TMK m. 163: küçük düşürücü suç ve haysiyetsiz hayat sürme nispi boşanma sebebidir. Evlilik sonrası eylem, birliğin sarsılması ve Yargıtay kararı. Ankara.

Suç İşleme ve Haysiyetsiz Hayat Sürme

Türk Medeni Kanunu m. 163: “Eşlerden biri küçük düşürücü bir suç işler veya haysiyetsiz bir hayat sürer ve bu sebeplerden ötürü onunla birlikte yaşaması diğer eşten beklenmezse, bu eş her zaman boşanma davası açabilir.”

Suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme nispi boşanma sebebidir; bu yüzden takdire bağlıdır. Yalnızca suçun veya haysiyetsiz hayatın varlığı yetmez; ispat hukuku açısından evlilik birliğinin eşlerden beklenemeyecek düzeyde temelinden sarsılmış olması da aranır. Bu koşul gerçekleşirse mahkeme boşanmaya karar verebilir. Ankara aile mahkemelerinde TMK m. 163 dosyalarında hem maddî olay hem birliğin sarsılması birlikte kurulmalıdır.

Suç Evlilikten Sonra mı İşlenmiş Olmalıdır?

4721 sayılı TMK m. 163’e göre küçük düşürücü suç işlemenin boşanma sebebi olabilmesi için eylemin evlendikten sonra yapılmış olması gerekir. Evlilik öncesi bilinen bir cürüm üzerine bilinçli evlilikte, sonradan aynı gerekçeyle boşanma istemi kabul görmeyebilir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, davalının evlenmeden önce işlediği cürmü davacının bilerek evlendiğini; bu sebeple boşanma isteminin haksız olduğuna karar vermiştir.

Yargıtay Kararı

“Dava, eşin işlediği cürüm sebebiyle boşanma isteminden kaynaklanmaktadır. Tarafların evlilik öncesi beraber yaşadığı sırada davacı kadına laf atılması yönünden cinayet işlenmiş, davalı bu eyleminden dolayı cezaevinde bulunduğu sırada taraflar evlenmişlerdir. Davacı bu durumu bildiği halde evlenmiştir. Şu durumda boşanma istemi haksız ve yersiz olduğuna göre yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi gerekir.”

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi — Esas: 1983/7991, Karar: 1984/7899, Karar Tarihi: 16.10.1984.

Ankara’da TMK m. 163’e dayanan bir boşanma veya savunma için suçun niteliği (küçük düşürücü olup olmadığı), zamanı (evlilik öncesi/sonrası), karşı eşin bilgisi ve birliğin sarsılıp sarsılmadığı birlikte değerlendirilmelidir. Karınca Avukatlık olarak Çankaya’da bu unsurların dilekçe ve ispat planına doğru yansıtılmasını öneririz.

  • Nispi sebep: takdir + birliğin sarsılması
  • Suçun evlilikten sonra işlenmesi gerekir
  • Evlilik öncesi bilinen cürümle bilinçli evlilik zayıflatır
  • Haysiyetsiz hayat + birlikte yaşamanın beklenemezliği
  • Yargıtay 2. HD 1984/7899
TMK 163SUÇ IŞLEMEHAYSIYETSIZ HAYATNISPI BOŞANMABOŞANMA SEBEPLERIAILE HUKUKUANKARA AVUKATYARGITAY
Sık Sorulan Sorular

Merak Edilenler

Suç İşleme ve Haysiyetsiz Hayat Sürme nedir?+

Türk Medeni Kanunu m. 163: “Eşlerden biri küçük düşürücü bir suç işler veya haysiyetsiz bir hayat sürer ve bu sebeplerden ötürü onunla birlikte yaşaması diğer eşten beklenmezse, bu eş her zaman boşanma davası açabilir.” Suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme nispi boşanma sebebidir; bu yüzden takdire bağlıdır. Yalnızca suçun veya haysiyetsiz hayatın varlığı yetmez; ispat hukuku açısından evlilik birliğinin eşlerden beklenemeyecek düzeyde temelinden sarsılmış olması da aranır. Bu koşul gerçekleşirse mahkeme boşanmaya karar verebilir. Ankara aile mahkemelerinde TMK m. 163 dosyalarında hem maddî olay hem birliğin sarsılması birlikte kurulmalıdır.

Suç Evlilikten Sonra mı İşlenmiş Olmalıdır?+

4721 sayılı TMK m. 163’e göre küçük düşürücü suç işlemenin boşanma sebebi olabilmesi için eylemin evlendikten sonra yapılmış olması gerekir. Evlilik öncesi bilinen bir cürüm üzerine bilinçli evlilikte, sonradan aynı gerekçeyle boşanma istemi kabul görmeyebilir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, davalının evlenmeden önce işlediği cürmü davacının bilerek evlendiğini; bu sebeple boşanma isteminin haksız olduğuna karar vermiştir.

Yargıtay Kararı nedir?+

“Dava, eşin işlediği cürüm sebebiyle boşanma isteminden kaynaklanmaktadır. Tarafların evlilik öncesi beraber yaşadığı sırada davacı kadına laf atılması yönünden cinayet işlenmiş, davalı bu eyleminden dolayı cezaevinde bulunduğu sırada taraflar evlenmişlerdir. Davacı bu durumu bildiği halde evlenmiştir. Şu durumda boşanma istemi haksız ve yersiz olduğuna göre yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi gerekir.” Yargıtay 2. Hukuk Dairesi — Esas: 1983/7991, Karar: 1984/7899, Karar Tarihi: 16.10.1984. Ankara’da TMK m. 163’e dayanan bir boşanma veya savunma için suçun niteliği (küçük düşürücü olup olmadığı), zamanı (evlilik öncesi/sonrası), karşı eşin bilgisi ve birliğin sarsılıp sarsılmadığı birlikte değerlendirilmelidir. Karınca Avukatlık olarak Çankaya’da bu unsurların dilekçe ve ispat planına doğru yansıtılmasını öneririz. • Nispi sebep: takdir + birliğin sarsılması • Suçun evlilikten sonra işlenmesi gerekir • Evlilik öncesi bilinen cürümle bilinçli evlilik zayıflatır • Haysiyetsiz hayat + birlikte yaşamanın beklenemezliği • Yargıtay 2. HD 1984/7899