Karınca Avukatlık

Evlilik Birliği Hangi Hâllerde Temelinden Sarsılmış Sayılır?

MAKALEAile HukukuAv. Eray Karınca6 dk okuma

Evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmenin eşlerden beklenemeyeceği ölçüde bozulmuşsa TMK m.166/1 kapsamında temelinden sarsılmış sayılabilir. Kanunda bütün olayları içeren kapalı bir liste yoktur. Davranışın ağırlığı, tekrarı, eşlerin koşulları, kusur ve ortak yaşama etkisi birlikte değerlendirilir; her anlaşmazlık aynı sonucu doğurmaz.

Kısa cevap

Evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmenin eşlerden beklenemeyeceği ölçüde bozulmuşsa TMK m.166/1 kapsamında temelinden sarsılmış sayılabilir. Kanunda bütün olayları içeren kapalı bir liste yoktur. Davranışın ağırlığı, tekrarı, eşlerin koşulları, kusur ve ortak yaşama etkisi birlikte değerlendirilir; her anlaşmazlık aynı sonucu doğurmaz.

Bu yazı, belirli olayların hangi sorularla değerlendirilmesi gerektiğine odaklanır. Bir örneğin listede yer alması o olayı ileri süren kişinin davasının mutlaka kabul edileceği anlamına gelmez. Olayın gerçekleşmesi ve hukuken önemli etkisi usulüne uygun biçimde ortaya konulmalıdır.

Bu yazı genel hukuki bilgilendirme niteliğindedir; somut dosyaya özel tavsiye yerine geçmez.

Tek bir olay yeterli olabilir mi?

Evliliği ağır biçimde etkileyen tek bir olay temelinden sarsılmaya neden olabilir. Buna karşılık daha hafif davranışların uzun süre tekrar etmesi de ortak yaşamı sürdürülemez hâle getirebilir. Değerlendirme yalnızca olay sayısına veya evliliğin süresine indirgenemez.

Sürekli küçümseme gibi davranışlarda tekrarın örnekleri ve günlük yaşama etkisi önemlidir. Ağır tehdit gibi tekil olayda ise sözün içeriği, koşullar ve yarattığı risk değerlendirilir. “Bir kez oldu” veya “yıllardır sürüyor” ifadeleri tek başına bütün hukuki analizi tamamlamaz.

Eşlerin olaydan sonra ilişkilerini nasıl sürdürdüğü de dikkate alınabilir. Ancak birlikte yaşamaya ekonomik veya çocuklara ilişkin zorunluluk nedeniyle devam etmekle olayın gerçekten affedilmesi aynı değildir. Olay öncesi ve sonrası dönemlerin açıklanması gerekir.

Ankara’da bu tür başvurular kural olarak ilgili aile mahkemesi, icra dairesi veya nüfus müdürlüğü nezdinde dosya üzerinden yürür; yetkili merci somut olaya göre belirlenir.

Fiziksel şiddet ve tehdit

Fiziksel şiddet, tehdit ve güvenliği ciddi biçimde tehlikeye düşüren davranışlar evlilik birliğinin değerlendirilmesinde önemlidir. Olayın niteliğine göre özel boşanma sebepleri veya ceza hukuku da gündeme gelebilir. Hangi hukuki yola dayanılacağı somut olay ve taleplerle belirlenir.

Koruma tedbiri ile boşanma davasındaki kesin kusur değerlendirmesi aynı işlem değildir. Tedbirin önleyici amacı, dosyada tüm iddiaların ispatlandığı anlamına gelmez. Bununla birlikte tedbir kararları, başvuru kayıtları ve sağlık belgeleri diğer delillerle birlikte değerlendirmeye alınabilir.

Acil güvenlik ihtiyacı varsa 112 ve 6284 sayılı Kanun kapsamındaki başvuru yolları kullanılabilir. Koruma için boşanma davası açılması veya tamamlanması şart değildir. Delil toplama, kişinin kendisini tehlikeye atmasını gerektiren bir yükümlülük olarak görülmemelidir.

Sürekli hakaret, aşağılama ve kontrol

Eşi toplum içinde küçük düşürmek, onur kırıcı sözleri sürekli tekrarlamak, tehditlerle sosyal çevresinden uzaklaştırmak veya gündelik yaşamını baskıyla yönetmek ortak hayatı etkileyebilir. Hangi davranışın ne ölçüde gerçekleştiği ve eş üzerindeki etkisi somutlaştırılmalıdır.

Her eleştiri veya tartışma aynı hukuki ağırlıkta değildir. Kullanılan söz, ortam, tekrar ve davranışın amacı önem taşır. Eşin görüşüne katılmamakla hakaret veya sürekli baskı uygulamak birbirinden ayrılmalıdır.

Dijital kontrol de bu başlıkta değerlendirilebilir. Sürekli hesap denetimi, izinsiz konum takibi veya iletişim kanallarını engelleme gibi olayların nasıl gerçekleştiği anlatılmalıdır. Evlilik ilişkisi kişisel alanı ve haberleşme gizliliğini tamamen ortadan kaldırmaz.

Ekonomik şiddet ve aile giderlerinin ihmali

Ödeme gücü olduğu hâlde zorunlu aile giderlerini karşılamamak, eşin gelirine baskıyla el koymak veya temel ihtiyaçlara erişimini engellemek uyuşmazlık konusu olabilir. Ailenin gerçek ihtiyaçları, gelir durumu ve giderlerin paylaşımı birlikte incelenir.

İşsiz kalmak, hastalık nedeniyle çalışamamak veya gelirin düşük olması tek başına kusur değildir. Ekonomik güçlükle ekonomik baskıyı ayırmak gerekir. Eşin ev içi emeği ve çocuk bakımına katkısı da görünür olmalıdır.

Kumar veya benzeri davranışlarla aile kaynaklarının tüketildiği ileri sürülüyorsa tarih, miktar ve ortak yaşama etkisi belgelenmelidir. Bir bankacılık işlemi tek başına kullanım amacını ispatlamayabilir. Hesap hareketiyle iddia edilen davranış arasındaki bağ açıklanmalıdır.

Sadakat ve güven ilişkisinin zedelenmesi

Üçüncü kişilerle ilişki, gizli görüşmeler veya güveni sarsan yazışmalar genel boşanma sebebi bakımından gündeme gelebilir. Bunların her biri özel zina sebebinin bütün koşullarını taşımaz. Delilin neyi gösterdiği ve davranışın ortak yaşama etkisi ayrı değerlendirilir.

Sadece şüphe, söylenti veya kıskançlık yeterli ispat sayılmaz. Öte yandan zina olarak kanıtlanamayan olayın, doğru şekilde ileri sürülmüşse güven ilişkisine etkisi bütünüyle yok sayılmaz. Dilekçede özel ve genel sebeplerin ilişkisi açık kurulmalıdır.

Eşin mesleki veya sosyal ilişkiler kurması tek başına sadakatsizlik değildir. Olağan iletişimle evlilik yükümlülüğüne aykırı davranışı ayıran somut olgular gösterilmelidir. Dayanaksız suçlamaların sürekli tekrarlanması da başlı başına ilişkiyi etkileyen bir davranış olabilir.

Ailelerin müdahalesi ve bağımsız yaşam

Eşlerin aileleriyle yakın ilişki kurması tek başına boşanma sebebi değildir. Ancak aile bireylerinin hakaret, baskı veya özel yaşama müdahalesine eşin nasıl karşılık verdiği ortak hayat açısından önem taşıyabilir. İddia yalnızca üçüncü kişinin davranışını değil, eşe yüklenen somut davranışı da açıklamalıdır.

Ortak konutun nerede kurulacağı, aileyle aynı evde yaşama baskısı ve özel alanın korunması somut koşullara göre değerlendirilir. Barınma olanakları, ekonomik durum ve eşlerin gerçek iradeleri önemlidir. Her aile ziyareti veya her konut anlaşmazlığı aynı sonucu doğurmaz.

Çocuklara ve bakım sorumluluğuna ilişkin davranışlar

Çocukların temel bakımını sürekli ihmal etmek, diğer ebeveynle ilişkilerini zarar verici biçimde kullanmak veya aile sorumluluklarından bilinçli kaçınmak evlilik birliğini etkileyebilir. Çocukların güvenliğiyle eşler arasındaki uyuşmazlık birlikte fakat ayrı hukuki ölçütlerle değerlendirilir.

Velayet kararında belirleyici olan çocuğun üstün yararıdır. Evlilikte kusurlu bulunan eşin otomatik olarak velayete uygun olmadığı söylenemez. Bakım kapasitesi, güvenlik, çocuğun düzeni ve gerektiğinde uzman incelemesi önem taşır.

Çocuğu taraf seçmeye zorlamak veya tanıklık baskısı kurmak uygun bir delil hazırlığı değildir. Çocuğun anlatımının alınması gereken durumlarda yaşına ve gelişimine uygun usuller gözetilmelidir. Ebeveynler arasındaki dava stratejisi çocuğun ihtiyaçlarının önüne geçmemelidir.

Hastalık ve uyumsuzluk tek başına yeterli mi?

Hastalık veya engellilik, tek başına kişiye boşanma kusuru yükleme gerekçesi değildir. Akıl hastalığına dayanan özel boşanma sebebi TMK m.165’te ayrı koşullarla düzenlenir. Sağlık durumunun adıyla değil, kanundaki koşullar ve uzman değerlendirmesiyle ele alınması gerekir.

Yaşam tarzı, inanç veya kişisel tercih farklılıklarında da somut davranış ve ortak yaşama etkisi önemlidir. Kişinin temel haklarını kullanması otomatik kusur sayılamaz. Buna karşılık baskı, zorlama veya diğer eşin haklarını ihlal eden davranışlar ayrı değerlendirilir.

Uzun süre ayrı yaşamak tek başına yeterli mi?

Salt ayrı yaşama süresi bütün dosyalarda kendiliğinden boşanma sonucu doğurmaz. TMK m.166/4’te, önceki boşanma davasının reddi kararının kesinleşmesinden itibaren bir yıl geçmesi ve ortak hayatın yeniden kurulamaması için özel düzenleme vardır. Yeni bir boşanma talebi gerekir.

Bu bir yıllık süre, her ayrı yaşamaya veya her yeni boşanma davasına uygulanan genel bekleme süresi değildir. Önceki ret kararı ve kesinleşme koşulu yoksa diğer sebeplerin şartları değerlendirilir. Eski kaynaklardaki üç yıllık süre, 7532 sayılı Kanun’la yapılan değişiklik karşısında güncel değildir.

Kaynaklar ve ilgili rehberler

Temel dayanaklar TMK m.166, 185–186 ve ilgili özel boşanma hükümleridir. Örnekler kapalı bir liste veya sonuç garantisi oluşturmaz; kusur, olay ve delil değerlendirmesi her dosyada ayrıca yapılır.

EVLILIK BIRLIĞININ SARSILMASIBOŞANMA SEBEPLERIEKONOMIK ŞIDDET
MAKALE

Anlaşmalı Boşanma Protokolünde Unutulan Konular: Ayrıntılı Kontrol Listesi

Anlaşmalı boşanma protokolünde yalnızca boşanma iradesinin yazılması yeterli değildir. Mali sonuçlar ve çocukların durumu açık biçimde düzenlenmeli; hâkim tarafları bizzat dinleyerek düzenlemeyi uygun bulmalıdır. Nafakanın başlangıcı, yıllık artışı, ödeme günü, kişisel ilişki takvimi ve malvarlığına ilişkin ifadeler ilerideki uyuşmazlıklar bakımından özellikle önemlidir.

DEVAMINI OKU
MAKALE

Boşanma Davası Açmadan Hâkimin Evliliğe Müdahalesi İstenebilir mi?

Boşanma davası açılmadan da hâkimin evlilik birliğine müdahalesi istenebilir. Eşlerden biri aile yükümlülüklerini yerine getirmiyorsa veya evlilikle ilgili önemli bir konuda uyuşmazlık varsa TMK m.195–201 uyarınca başvuru yapılabilir. Geçime katkı, ayrı yaşama sırasında nafaka, konuttan yararlanma ve belirli malvarlığı işlemlerinin sınırlandırılması bu korumanın farklı örnekleridir.

DEVAMINI OKU
Sık Sorulan Sorular

Merak Edilenler

Tek bir olay yeterli olabilir mi?+

Evliliği ağır biçimde etkileyen tek bir olay temelinden sarsılmaya neden olabilir. Buna karşılık daha hafif davranışların uzun süre tekrar etmesi de ortak yaşamı sürdürülemez hâle getirebilir. Değerlendirme yalnızca olay sayısına veya evliliğin süresine indirgenemez.

Ailelerin müdahalesi ve bağımsız yaşam?+

Eşlerin aileleriyle yakın ilişki kurması tek başına boşanma sebebi değildir. Ancak aile bireylerinin hakaret, baskı veya özel yaşama müdahalesine eşin nasıl karşılık verdiği ortak hayat açısından önem taşıyabilir. İddia yalnızca üçüncü kişinin davranışını değil, eşe yüklenen somut davranışı da açıklamalıdır.

Hastalık ve uyumsuzluk tek başına yeterli mi?+

Hastalık veya engellilik, tek başına kişiye boşanma kusuru yükleme gerekçesi değildir. Akıl hastalığına dayanan özel boşanma sebebi TMK m.165’te ayrı koşullarla düzenlenir. Sağlık durumunun adıyla değil, kanundaki koşullar ve uzman değerlendirmesiyle ele alınması gerekir.

Uzun süre ayrı yaşamak tek başına yeterli mi?+

Salt ayrı yaşama süresi bütün dosyalarda kendiliğinden boşanma sonucu doğurmaz. TMK m.166/4’te, önceki boşanma davasının reddi kararının kesinleşmesinden itibaren bir yıl geçmesi ve ortak hayatın yeniden kurulamaması için özel düzenleme vardır. Yeni bir boşanma talebi gerekir.