Karınca Avukatlık

Kadir İnanır Mirasında Kritik Sorular

MAKALEMiras HukukuAv. Eray Karınca14 dk okuma

Kadir İnanır’ın mirası ve vasiyetnamesi üzerine hukuki inceleme: Jülide Kural’ın konumu, yeğenlerin saklı payı, vasiyetnamenin iptali, dava süreleri ve telif hakları.

Kadir İnanır’ın mirasındaki temel hukuki sorun nedir?

Kadir İnanır’ın mirasına ilişkin basına yansıyan tartışmanın merkezinde, 9 Mayıs 2022 tarihli vasiyetnamenin geçerliliği bulunuyor. Saklı paylı mirasçı yoksa ve tüm mirası Jülide Kural’a bırakan vasiyet geçerliyse, yeğenler yalnızca kendilerine pay bırakılmadığı gerekçesiyle tenkis isteyemez. Vasiyetin iptali ise kanuni sebeplerin ispatına bağlıdır.

Güncellik: 11 Ekim 2026. Bu incelemede haberlerde aktarılan açıklamalar esas alınmıştır; mahkeme dosyası, nüfus kayıtları ve vasiyetnamelerin onaylı metinleri tarafımızca incelenmemiştir.

Bu yazı, basına yansıyan bilgilere ve herkesin ulaşabildiği hukuki kaynaklara dayanan genel bir değerlendirmedir. Vasiyetler henüz mahkemede açılıp okunmadığı için yazıdaki hiçbir şey kesin hüküm sayılmamalıdır. İnanır, 26 Haziran 2026'da 77 yaşında öldü. 27 yıllık hayat arkadaşı Jülide Kural'dı; yasal mirasçıları ise 28 kişi.

İnanır'ın üç vasiyeti var: biri 2015'te, ikisi 2022'de yapılmış. Sonuncusu, 9 Mayıs 2022'de İstanbul Beyoğlu 48. Noterliği'nde, sağlık raporu ve iki tanıkla düzenlenmiş. Bu vasiyetin içeriğini, hem İnanır'ın hem Kural'ın avukatı olan Bişar Abdi Alınak anlatıyor: Otomobiller, gayrimenkuller, banka ve yatırım hesapları, koleksiyonlar, alacaklar ve telif hakları Kural'a bırakılmış. Kural, İnanır'dan önce ölürse mal varlığı Türkiye İnsan Hakları Vakfı, İnsan Hakları Derneği ve Nesin Vakfı'na gidecek.

İtiraz ise yeğen Levent İnanır'dan geliyor. Vasiyetin bilinçli imzalanmadığını söylüyor; iki tanıktan birinin avukat, diğerinin eski şoför olduğunu da belirtiyor. Metinler okunana kadar bu anlatımların hiçbiri doğrulanmış sayılamaz. Vasiyetler 17 Aralık 2026, 09.30'da mahkemede açılacak; 17 Eylül'deki duruşma, bazı mirasçılara bildirim ulaşmadığı için ertelenmişti.

Yasa gereği mirasçılar kimler, paylar nasıl bölünür?

İnanır’ın eşi, altsoyu ve hayatta anne-babası bulunmadığı kabul edilirse, vasiyet olmaması hâlinde miras kardeşlerine ve daha önce ölen kardeşlerinin altsoyuna geçer. Anne ve babasının hayatta olup olmadığı nüfus kayıtlarından belirlenmelidir. Aşağıdaki kardeş ve yeğen payları, her ikisinin de İnanır’dan önce öldüğü varsayımına dayanır. Yasa mirası sıraya göre dağıtır: önce çocuklar, çocuk yoksa anne baba ve onların soyu, yani kardeşler ve yeğenler (TMK m.496).

Bir kardeş İnanır'dan önce ölmüşse, onun payını çocukları alır. Pay kişi sayısına göre değil, "kol" sayısına göre bölünür: anne ve baba tarafındaki miras kolları ayrı değerlendirilir; aynı anne ve babadan olan kardeşler veya onların kolları kendi aralarında eşit pay alır, yeğenler de kendi kollarının payını paylaşır. Bu yüzden 28 mirasçının her birine 28'de bir düşmez; paylar kardeş sayısına ve her koldaki kişi sayısına göre değişir.

Haberler, hayatta kardeş olup olmadığı konusunda çelişiyor. Bir habere göre İnanır'ın çocuğu da kardeşi de yok; başka bir habere göre ise adliyeye gelenler arasında "ağabeyi" de var. Nüfus kayıtları bunu netleştirecek; hayatta bir kardeş varsa kendi payını doğrudan o alır.

Vasiyet ayakta kalsa bile bu 28 kişi sürecin tarafıdır. Vasiyet açılırken kendilerine resmî bildirim yapılır; vasiyeti geçersiz saydırmak isterlerse davayı da onlar açar.

"Dokunulmaz pay": İnanır'ın böyle bir mirasçısı var mı?

İnanır’ın eşi, altsoyu ve hayatta anne-babası bulunmuyorsa saklı paylı mirasçısı yoktur; geçerli bir vasiyetle mal varlığının tamamı Jülide Kural’a bırakılabilir. Yasa bazı yakınlara, vasiyetle bile elinden alınamayan bir pay verir; buna "saklı pay" denir. Bu pay yalnızca çocuklara (ve torunlara), anne babaya ve resmî eşe tanınır (TMK m.506): çocuklar için yasal payın yarısı, anne babadan her biri için dörtte biri, eş için duruma göre tamamı ya da dörtte üçü.

Kardeşler ve yeğenler bu listede yok. Kardeşlerin saklı payı bir dönem vardı; 10 Mayıs 2007'de yayımlanan 5650 sayılı Kanunla kaldırıldı. Yeğenler ise listede hiç yer almıyor.

İnanır'ın durumuna bakınca tablo şöyle: Eşi ve çocuğu yok; anne babasının hayatta olmadığı varsayılıyor; kardeşlerinin hayatta olup olmadığı belirsiz. Yeğenler 28 yasal mirasçının arasında ama dokunulmaz payları yok.

Bu varsayımlar doğruysa İnanır, mal varlığının tamamı hakkında vasiyet yapabilirdi. Yeğenlerin "bir kravat bile bırakılmadı" itirazı tek başına hukuki sonuç doğurmaz; mahkemede vasiyetin kendisini hedef almak gerekir.

Hayat arkadaşı Jülide Kural ise ne yasal mirasçı ne de dokunulmaz pay sahibi. Hak sahibi olacaksa yalnızca vasiyetle olabilir; bu konu aşağıda ayrıca ele alınıyor.

Saklı payı korumak için açılan davaya "tenkis" denir (TMK m.560 vd.). Bu dava yalnızca saklı pay sahiplerine açıktır; yeğenler için kapalı. Geriye vasiyetin iptali ile hayattayken yapılan devirlere karşı "mirastan mal kaçırma" davası kalır; ikisi aşağıda.

Üç vasiyet var: hangisi geçerli?

Mahkemenin ilk işi, üç belgenin birbirini nasıl etkilediğini anlamak olacak. Avukat Alınak, 2015 vasiyetinin 2022'de iptal edildiğini söylüyor. Ailenin avukatı ise 2015 vasiyetinin iptal edilmiş, değiştirilmiş ya da yerine yenisi yapılmış olabileceğini, bunun okununca anlaşılacağını belirtti.

Levent İnanır'a göre 2015 vasiyeti Kural'a yalnızca bir ev bırakıyordu; 2022'de o vasiyet iptal edilip "aynı saatte" yazılan yeni vasiyetle her şey Kural'a bırakıldı. Bu bir iddia. Ama aynı gün yapılan belgelerde hangisinin sonra yapıldığı, noter kayıtlarındaki sıraya bakılarak belirlenir.

Kural şu: Vasiyet eden kişi, kimsenin onayını almadan istediği zaman vasiyetinden dönebilir. Yeni bir vasiyet yapmak da dönmenin yollarından biridir (TMK m.542-544). Yeni vasiyet eskisini açıkça kaldırıyorsa yalnız yenisi geçerli olur. Açık bir kaldırma beyanı olmasa bile, yeni vasiyetin öncekini kuşkuya yer bırakmadan tamamladığı anlaşılmıyorsa sonraki vasiyet öncekinin yerini alır (TMK m.544/1).

Peki 2022 belgeleri mahkemede iptal edilirse? Aile açısından en önemli soru bu. Bir görüşe göre, sonraki vasiyet iptal edilirse önceki vasiyet kendiliğinden yeniden geçerli olmaz.

Öte yandan bir belge, örneğin "ne yaptığını anlamıyordu" gerekçesiyle iptal edilirse, içindeki "eskisinden dönüyorum" beyanı da geçersiz sayılacağından 2015 hükümlerinin gündeme gelmesi savunulabilir. Sonuç metinlere bağlı; 2015 vasiyetinin içeriği (Levent İnanır'a göre tek bir ev) bu yüzden önemli.

17 Aralık'ta üç belge de açılacak; ama açılması, hangisinin geçerli olduğunu göstermez. Vasiyet, geçerli olup olmadığına bakılmadan açılır ve ilgililere okunur (TMK m.596).

Vasiyet geçerli mi? Mahkeme neye bakacak?

Vasiyetin kaderi büyük ölçüde şu soruya bağlı: İnanır, 9 Mayıs 2022'de yaptığı işi anlayabilecek durumda mıydı? Bunu kanıtlama yükü, vasiyeti çürütmek isteyenin üzerinde (HMK m.190). Kanun iptali dört sebebe bağlar: ne yaptığını anlayamama, baskı ya da kandırılma, içeriğin kanuna veya ahlaka aykırı olması ve şekil eksikliği (TMK m.557). Bunların dışında bir sebeple iptal istenemez.

Şekil bakımından 2022 belgesi, haberlere göre noterde düzenlenmiş bir vasiyet. Bu türde noter ve iki tanık gerekir (TMK m.532); Levent İnanır'ın dikkat çektiği iki tanık bu yüzden şüphe sebebi değil, yasal zorunluluk.

Asıl soru, tanıkların kim olduğu. Levent İnanır'a göre biri avukat, diğeri İnanır'ın eski şoförü.

Yasaya göre vasiyet edenin eşi, çocukları, anne babası, kardeşleri ve bunların eşleri tanık olamaz (TMK m.536). Düzenlemeye katılan memur ve tanıklara, bunların eşlerine, üstsoy ve altsoy kan hısımlarına ve kardeşlerine o vasiyetle kazandırma yapılması da yasaktır. Tanıklardan biri Kural'ın eşi, çocuğu, anne babası ya da kardeşi çıkarsa, Kural'a bırakılan bölüm geçersiz olabilir; böyle bir bağ bulunmaması bütün şekil şartlarının sağlandığını göstermez. Tanıkların ehliyeti, okuryazarlığı, kamu hizmetinden yasaklı olup olmadığı ve diğer düzenleme şartları da incelenir.

Vasiyet için ne yaptığını anlayabilme gücü (hukukta "ayırt etme gücü") şarttır (TMK m.502). Noterde sağlık raporu alındığı bildiriliyor; ama kaynaklara göre mahkemede bu iddia, vasiyet tarihindeki durumu inceleyen Adli Tıp Kurumu veya üniversite hastanesi raporuyla çözülür. Yaşlı ya da hasta olmak tek başına yetmez; sonradan ağırlaşan bir hastalık da o günkü durumu değiştirmez.

Levent İnanır, 2018'den beri süren ağır tedaviyi, yoğun bakım ve entübasyon dönemlerini ve altı yılda üç kez beyne pıhtı atmasını anlatıyor. Sözlerinin "zaman zaman bilincin etkilenmesi" anlamına geldiğini de belirtti. Bu anlatım hastalığı gösterir; vasiyet günündeki durumu göstermez.

Levent İnanır ayrıca İnanır'ın hastanede Kural ile tartıştığını ileri sürüyor. Bu, baskı ya da kandırılma iddiasına dayanak yapılabilir. Ama baskı veya kandırma somut olaylarla kanıtlanmalı; bir tartışma tek başına yetmez.

Jülide Kural'ın durumu: yasal mirasçı değil, vasiyetle hak sahibi

Jülide Kural yasal mirasçı değildir; hakkı baştan sona vasiyetin ayakta kalmasına bağlıdır. 27 yıllık birlikteliğe rağmen resmî nikâh olmadığı için yasa onu mirasçı saymaz. Hayat arkadaşlığı tek başına yasal miras hakkı doğurmaz; burada incelenen hak iddiasının dayanağı vasiyettir.

Levent İnanır "niye nikâh yapmadan?" diye soruyor. Nikâhsızlık vasiyeti geçersiz kılmaz; dokunulmaz pay sahibi bir yakın olmadığı için nikâha da gerek yoktu. Nikâh olsaydı Kural, kardeşler ve yeğenlerle birlikte mirasçı olur ve mirasın yarısını yasa gereği alırdı; bu yarı vasiyetle de elinden alınamazdı (TMK m.499 ve m.506). Nikâhın olmaması bu korumayı ortadan kaldırıyor.

Asıl teknik soru, vasiyetin nasıl nitelendirileceği. Mirasın tamamını ya da belli bir oranını bırakan vasiyet, kişiyi "mirasçı" yapar (TMK m.516/2). Yalnızca belirli malları bırakan vasiyet ise kişiyi sadece "vasiyet alacaklısı" yapar.

Avukat Alınak'ın aktardığı "mirasın tamamı" ifadesi ve yedek vakıf hükmü birinciyi düşündürüyor; ama dökümlü mal listesi ikincisi gibi de okunabilir. Vasiyetin "mirasçılarımdan son istek ve arzum vasiyetime uymalarıdır" diye bitmesi ise mirasçıları da muhatap alıyor. Metin açılmadan hüküm kurulamaz.

Bu ayrımın sonuçları büyük. Kural mirasçı yapılmışsa, mirasın tamamını bir bütün olarak devralır (TMK m.516): Geçerli bir tam mirasçı atamasında miras, TMK m.599 uyarınca ölümle kazanılır; vasiyette tek tek sayılmayan tereke unsurları da kapsamda olabilir. Teslim ve tescil işlemleri ile uyuşmazlıkların çözümü ayrıca gerekebilir. Mahkemeden "atanmış mirasçı belgesi" alır.

Yalnızca belirli mallar bırakılmışsa (TMK m.517), Kural bırakılan malları mirasçılardan isteme hakkı olan bir alacaklıdır ve mahkemeden "vasiyet alacaklısı belgesi" alır. Mallar ona ancak mirasçılar devrederse geçer; devretmezlerse mahkemeye gitmek gerekir. Bu durumda 28 kişi mirasçı olarak kalır, vasiyeti yerine getirmekle yükümlüdür ve vasiyette yazılmayan mallar onlarda kalır.

Vasiyet iptal edilirse Kural’ın bu vasiyete dayanan hakları etkilenir. Önceki vasiyetin uygulanması, geçerli hayattayken devirler ve varsa bağımsız alacak hakları ayrıca değerlendirilmelidir.

Telif hakları ve miras payları: hayattayken devir mi, vasiyet mi?

Levent İnanır, telif haklarının ve dedesinden kalan miras paylarının Kural'a devredildiğini söylüyor. Alınak ise telifleri vasiyetin içinde sayıyor. Bu iki anlatım aynı şey olmayabilir: devir kişi hayattayken yapılır, vasiyet ise ölümle işler. Hangisinin doğru olduğunu tapu, noter ve sözleşme kayıtları gösterecek.

Telif tek bir hak değildir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun Kemal Sunal kararına göre, bir filmde yapımcının hakları ile oyuncunun kendi performansından doğan hakları birbirinden bağımsızdır. Oyuncunun bu hakları 12 Haziran 1995’te yayımlanan 4110 sayılı Kanunla tanındı, 4630 sayılı Kanunla yeniden düzenlendi ve eski filmlere de uygulanır. Bu parasal haklar, oyuncu ölünce mirasçılara geçer.

Hayattayken devir iddiasında şekil belirleyicidir. Aynı karara göre devir yazılı olmalı ve devredilen haklar tek tek sayılmalıdır (Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu m.52, oyuncu hakları için benzetme yoluyla). "Haklarımı devrettim" gibi genel bir ifade bu şartı karşılamaz.

Vasiyetle geçişte iki ihtimal var. Kural mirasçı yapıldıysa haklar ölümle ona geçer. Yalnızca belirli mallar bırakıldıysa, hakların Kural'a aktarılması için mirasçıların devri ya da mahkeme kararı gerekir; bu aşamada da yazılı ve tek tek sayılı devir şartı gündeme gelebilir.

Hayattayken yapılan devirler, yeğenlere kendi başına pratik bir kazanç getirmeyebilir. Devir göstermelik satış, ne yaptığını anlamama ya da şekil eksikliği yüzünden iptal edilse bile mal ölenin mal varlığına geri döner; mal varlığı da vasiyet ayakta kaldıkça Kural'a gider. Bu yüzden devir iddiaları ile vasiyetin iptali birlikte düşünülmelidir.

Basında dolaşan telif ve mal varlığı rakamları doğrulanmış değil; Alınak, gerçeği yansıtmayan rakamların haberleştirildiğini belirtti.

Duruşma neden ertelendi, 17 Aralık'tan sonra ne olacak?

17 Aralık'ta vasiyetler mahkemede açılıp okunacak, ama bu "vasiyet geçerli" demek olmayacak; asıl mücadele ondan sonra başlayacak. 17 Eylül'deki duruşma, bazı mirasçılara adres değişikliği ya da tatil nedeniyle resmî bildirim ulaşmadığı için ertelendi.

Erteleme bir engel değil, güvence. Hâkim vasiyeti açarken bilinen mirasçıları ve ilgilileri çağırır (TMK m.596); bildirimin usulüne uygun yapılması, ilgililerin haklarını kullanabilmesi açısından önemlidir. Mahkeme bu aşamada vasiyetin geçerli olup olmadığına bakmaz; mirasçılar itiraz etse bile vasiyeti açar ve okur. Vasiyetin uygulanmasına da karar vermez.

17 Aralık 2026: Basındaki duruşma bilgisine göre üç belgenin Beykoz’da açılıp okunması beklenmektedir; duruşmanın seyri ve olası yeni ertelemeler mahkeme dosyasından izlenmelidir.

Resmî bildirim: Mahkeme ilgililere vasiyetin kendilerini ilgilendiren kısmının onaylı örneğini gönderir (TMK m.597). İptal davasındaki bir yıllık süre, TMK m.559’daki öğrenme koşullarına göre ayrıca değerlendirilir.

Bildirimden sonraki bir ay: TMK m.598 uyarınca bildirimden itibaren bir ay içinde itiraz edilmemesi, belge verilmesi bakımından önem taşır. Süresinde itiraz ve açılmış iptal davasının belge talebine etkisini mahkeme değerlendirir; bu süre iptal davası süresiyle aynı değildir.

Bir yıl içinde: İptal davası, ölenin son yerleşim yerindeki asliye hukuk mahkemesinde açılır. Açılma dosyasının Beykoz'da görülmesi bu yerleşimin Beykoz olduğunu düşündürüyor.

En kritik nokta üçüncü adım: bir aylık süre, bir yıllık süreden çok daha kısa. Belge verilmesine karşı itirazın bir ay içinde sunulması önemlidir; iptal davasının süresi ve gerekliliği ayrıca değerlendirilmelidir.

Hangi dava, kim tarafından, ne zamana kadar açılabilir?

Yeğenlerin asıl yolu vasiyetin iptali davasıdır. "Dokunulmaz pay" davası (tenkis) onlara kapalı; "mirastan mal kaçırma" davası ise yalnızca hayattayken yapılan devirler için ikinci bir yol. İptal davasını, iptalden yararı olan yasal mirasçılar, vasiyetle mirasçı yapılanlar ve vasiyetle mal bırakılanlar açabilir. Karar yalnızca davayı açanlar için sonuç doğurur; dava açmayan mirasçı için vasiyet geçerli kalır.

Bu yüzden 28 mirasçıdan her biri kendi payı için ayrı karar verecek. İkiz yeğenler Hüseyin ve Cevahir Önder'in "bizi miras ilgilendirmiyor" demesi, ailenin tek ses olmadığını gösteriyor.

Bir yıllık dava süresi, kişinin vasiyeti, iptal sebebini ve hak sahibi olduğunu öğrendiği günden başlar. Bir yıllık sürenin başlangıcını her durumda yalnızca resmî bildirim tarihine bağlamak doğru değildir. Ama karşı taraf, yeğenlerin içeriği 22 Eylül'den itibaren basından öğrendiğini ileri sürebilir; bunu kanıtlamak ona düşer. İhtiyatlı yol, en erken öğrenme tarihini esas alıp bir yıl dolmadan dava açmaktır.

İptal davasında üst sınırlar da var: vasiyetin açılmasından itibaren en çok 10 yıl, karşı taraf kötü niyetliyse 20 yıl. Bu süreler geçse bile vasiyetin geçersizliği, vasiyete dayanılarak hak istendiğinde savunma olarak her zaman ileri sürülebilir (TMK m.557-559).

"Dokunulmaz pay" davası (tenkis) da ancak öğrenmeden itibaren 1 yıl, en çok 10 yıl içinde açılabilir. Üstelik yalnızca dokunulmaz pay sahibine açıktır; yani yeğenlere kapalıdır (TMK m.560 vd.).

"Mirastan mal kaçırma" davasını (muris muvazaası) hakkı çiğnenen her mirasçı açabilir ve bunun için süre sınırı yoktur. Genelde, gerçekte bağış olan bir tapulu taşınmazın satış gibi gösterilmesi durumunda kullanılır. Vasiyet ayakta kaldıkça yeğenlere pratik faydası sınırlıdır.

Son olarak, Kural'ın mirasçılık ya da vasiyet alacaklılığı belgesi almasını geciktirmek için, kendilerine bildirim yapılan mirasçılar bildirimden sonraki bir ay içinde itiraz edebilir (TMK m.598).

İptal davasının karşı tarafı, vasiyetten yararlanan Kural'dır. Dava sürerken vasiyetteki malların satılmasını durdurmak için mahkemeden geçici tedbir (ihtiyati tedbir) istenebilir.

Mal varlığı sayılmadan hiçbir davanın değeri bilinmez

İnanır'ın mal varlığının gerçek büyüklüğü bilinmiyor; basındaki rakamlar tahmindir ve avukatı bunları yalanlıyor. Basında gayrimenkul, banka parası, koleksiyon ve telif gelirlerine dair yüz milyonlarca liralık tahminler dolaşıyor. Alınak ise gerçeği yansıtmayan rakamların haberleştirildiğini söylüyor ve hukuki işlem başlatacağını duyurdu.

Bu belirsizlik, iki tarafın da kullanabileceği bir yolu gündeme getiriyor: ölenin mal varlığının mahkemece tespiti. Sulh hukuk mahkemesi, mal varlığını banka, tapu gibi kurum kayıtlarından araştırır, resmî bir liste (tereke defteri) tutar ve gerekirse malları korumak için önlem alır (TMK m.589-594). Kural, mirasçı yapılmışsa malları kendi adına geçirebilmek için bu yolu kullanır; yeğenler ise malların dağılmasını önlemek için. Tespit, mahkemeden istenen kurum yazılarıyla sınırlı kalır; koleksiyonlar, kasalar ve telif gelirleri ayrıca sayılmalıdır.

İptal davası sürerken, vasiyetteki malların başkasına devrini engellemek için geçici tedbir istenebilir. Mal varlığı listesi, kimin neyi alacağını belirlemez; ama hangi mallar üzerinde dava yürüdüğünü gösterir.

Sonucu belirleyecek sekiz soru

Dosyanın sonucu sekiz soruya bağlı ve bunların hiçbirinin cevabı bugün kamuoyunda yok. Çoğu 17 Aralık'ta açılacak metinlerde; noter, hastane ve tapu kayıtlarında. Bu yüzden hiçbir taraf bugün kesin konuşamaz.

Birinci soru vasiyetlerin kendisiyle ilgili: 2022'deki iki belge ne diyor ve 2015 vasiyetini açıkça kaldırıyor mu? Cevap, vasiyetlerin metninde ve noter kayıtlarında. İkinci soru, bu vasiyetin Kural'ı mirasçı mı yaptığı, yoksa yalnızca belirli malları mı bıraktığı; bunu metnin yorumu belirleyecek.

Üçüncü soru, İnanır'ın 9 Mayıs 2022'de ne yaptığını anlayıp anlayamadığı. Cevap, noterdeki sağlık raporunda, hastane ve reçete kayıtlarında ve mahkemenin isteyeceği Adli Tıp raporunda. Dördüncü soru, iki tanığın kim olduğu ve Kural'la yakınlık ya da çıkar bağı taşıyıp taşımadığı; bunu vasiyet kaydı gösterecek.

Beşinci soru, telifler ve miras paylarının hayattayken mi devredildiği, yoksa vasiyetle mi geçtiği. Bunu tapu, noter ve sözleşme kayıtları gösterecek. Altıncı soru, hayatta kardeş olup olmadığı ve 28 mirasçının payının nasıl dağılacağı; cevap nüfus kayıtlarında ve mirasçılık belgesinde.

Yedinci soru, hangi mirasçıların ne zaman iptal davası açacağı; burada resmî bildirim tarihi ile bir aylık ve bir yıllık süreler belirleyici. Sekizinci soru, mal varlığının gerçekte ne kadar olduğu; bunu ancak mahkemenin yapacağı mal varlığı tespiti gösterecek.

Kaynaklar ve hukuki dayanaklar

Türk Medeni Kanunu: yasal mirasçılık, saklı pay, vasiyetnamenin şekli ve iptali, tenkis, terekenin korunması ve mirasçılık belgesi (m.496–599).

Hukuk Muhakemeleri Kanunu: ispat yükü (m.190) ve ihtiyati tedbir (m.389 ve devamı).

Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu: mali hakların devri ve icracı sanatçıların bağlantılı hakları (m.52 ve m.80).

Ekonomim, 18 Eylül 2026: duruşma ve aile açıklamaları. Haberdeki taraf beyanları kesinleşmiş mahkeme tespiti olarak değerlendirilmemiştir.

Duvar: Av. Bişar Abdi Alınak’ın vasiyetname açıklaması.

KADIR İNANIR MIRASIKADIR İNANIR VASIYETNAMESIJÜLIDE KURALVASIYETNAMENIN IPTALISAKLI PAYMIRAS HUKUKUTELIF HAKLARI
Sık Sorulan Sorular

Merak Edilenler

Kadir İnanır’ın mirasındaki temel hukuki sorun nedir?+

Kadir İnanır’ın mirasına ilişkin basına yansıyan tartışmanın merkezinde, 9 Mayıs 2022 tarihli vasiyetnamenin geçerliliği bulunuyor. Saklı paylı mirasçı yoksa ve tüm mirası Jülide Kural’a bırakan vasiyet geçerliyse, yeğenler yalnızca kendilerine pay bırakılmadığı gerekçesiyle tenkis isteyemez. Vasiyetin iptali ise kanuni sebeplerin ispatına bağlıdır.

Yasa gereği mirasçılar kimler, paylar nasıl bölünür?+

İnanır’ın eşi, altsoyu ve hayatta anne-babası bulunmadığı kabul edilirse, vasiyet olmaması hâlinde miras kardeşlerine ve daha önce ölen kardeşlerinin altsoyuna geçer. Anne ve babasının hayatta olup olmadığı nüfus kayıtlarından belirlenmelidir. Aşağıdaki kardeş ve yeğen payları, her ikisinin de İnanır’dan önce öldüğü varsayımına dayanır. Yasa mirası sıraya göre dağıtır: önce çocuklar, çocuk yoksa anne baba ve onların soyu, yani kardeşler ve yeğenler (TMK m.496).

"Dokunulmaz pay": İnanır'ın böyle bir mirasçısı var mı?+

İnanır’ın eşi, altsoyu ve hayatta anne-babası bulunmuyorsa saklı paylı mirasçısı yoktur; geçerli bir vasiyetle mal varlığının tamamı Jülide Kural’a bırakılabilir. Yasa bazı yakınlara, vasiyetle bile elinden alınamayan bir pay verir; buna "saklı pay" denir. Bu pay yalnızca çocuklara (ve torunlara), anne babaya ve resmî eşe tanınır (TMK m.506): çocuklar için yasal payın yarısı, anne babadan her biri için dörtte biri, eş için duruma göre tamamı ya da dörtte üçü.

Üç vasiyet var: hangisi geçerli?+

Mahkemenin ilk işi, üç belgenin birbirini nasıl etkilediğini anlamak olacak. Avukat Alınak, 2015 vasiyetinin 2022'de iptal edildiğini söylüyor. Ailenin avukatı ise 2015 vasiyetinin iptal edilmiş, değiştirilmiş ya da yerine yenisi yapılmış olabileceğini, bunun okununca anlaşılacağını belirtti.

Vasiyet geçerli mi? Mahkeme neye bakacak?+

Vasiyetin kaderi büyük ölçüde şu soruya bağlı: İnanır, 9 Mayıs 2022'de yaptığı işi anlayabilecek durumda mıydı? Bunu kanıtlama yükü, vasiyeti çürütmek isteyenin üzerinde (HMK m.190). Kanun iptali dört sebebe bağlar: ne yaptığını anlayamama, baskı ya da kandırılma, içeriğin kanuna veya ahlaka aykırı olması ve şekil eksikliği (TMK m.557). Bunların dışında bir sebeple iptal istenemez.

Telif hakları ve miras payları: hayattayken devir mi, vasiyet mi?+

Levent İnanır, telif haklarının ve dedesinden kalan miras paylarının Kural'a devredildiğini söylüyor. Alınak ise telifleri vasiyetin içinde sayıyor. Bu iki anlatım aynı şey olmayabilir: devir kişi hayattayken yapılır, vasiyet ise ölümle işler. Hangisinin doğru olduğunu tapu, noter ve sözleşme kayıtları gösterecek.

Duruşma neden ertelendi, 17 Aralık'tan sonra ne olacak?+

17 Aralık'ta vasiyetler mahkemede açılıp okunacak, ama bu "vasiyet geçerli" demek olmayacak; asıl mücadele ondan sonra başlayacak. 17 Eylül'deki duruşma, bazı mirasçılara adres değişikliği ya da tatil nedeniyle resmî bildirim ulaşmadığı için ertelendi.

Hangi dava, kim tarafından, ne zamana kadar açılabilir?+

Yeğenlerin asıl yolu vasiyetin iptali davasıdır. "Dokunulmaz pay" davası (tenkis) onlara kapalı; "mirastan mal kaçırma" davası ise yalnızca hayattayken yapılan devirler için ikinci bir yol. İptal davasını, iptalden yararı olan yasal mirasçılar, vasiyetle mirasçı yapılanlar ve vasiyetle mal bırakılanlar açabilir. Karar yalnızca davayı açanlar için sonuç doğurur; dava açmayan mirasçı için vasiyet geçerli kalır.